YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11447
KARAR NO : 2019/4596
KARAR TARİHİ : 21.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içinde yer alan 27/01/2010 tarihli duruşma tutanağının üçüncü sayfasında hakim imzası eksik ise de, bu eksiklik mahallinde giderilebileceğinden; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, işyerinde mutfak kapısı arkasına asılı bırakılmış müştekiye ait kol çantasının içindeki ziynet eşyalarını ve para cüzdanını çalma şeklinde eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kalmasına rağmen sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın hırsızlık suçu bakımından 3 ay 10 gün hapis cezanın CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmünün çıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2010 tarihli ve 2010/19- 2010/7 sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, denetim süresinde suç işlediğinden bahisle ihbar üzerine, sanık hakkında bu kez TCK’nın 141/1,168/1,62/1, maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası belirlenip 2.000 TL adli para cezasına çevrilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kurulan yeni hükümde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç islemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da şartlarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak hükmü değiştirmek suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunmasına, 21/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.