YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3450
KARAR NO : 2018/9863
KARAR TARİHİ : 27.06.2018
Nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143/1, 146/1 ve 151/1 maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2008 tarihli ve 2007/363 esas, 2008/718 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilerek talebinin kabulüne ilişkin anılan Mahkemenin 21/12/2016 tarihli ve 2007/363 esas, 2008/718 sayılı ek kararını müteakip, uzlaşma sağlanması sebebiyle kamu davasının düşürülmesine dair Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/04/2017 tarihli ve 2007/363 esas, 2008/718 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 17.05.2018 gün ve 94660652-105-20-3648-2018-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.05.2018 gün ve 2018/43779 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin 2. cümlesinde, “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme bulunduğu,
Sanık hakkındaki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunun, uzlaştırma kapsamında olmadığı ve mala zarar verme suçunun da bu suçla birlikte işlenmesi dolayısıyla yukarıda anılan 5271 sayılı Kanun’un 253/3-2. cümle hükmü uyarınca uzlaştırma kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında söz konusu suçlar dolayısıyla uzlaştırma sağlandığından bahisle düşme kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 23/05/2007 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, istemin bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, sanık … hakkında verilen Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/04/2017 tarihli ve 2007/363 esas, 2008/718 karar sayılı ek kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 27/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.