Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2018/9881 E. 2019/10364 K. 18.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9881
KARAR NO : 2019/10364
KARAR TARİHİ : 18.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-21.05.2011 tarihli olay yeri inceleme tutanağında işyerinin arka sundurma altında bulunan eşyaların çalındığın belirtildiği, yine aynı tarihli başka bir tespit tutanağında ise işyeri girişinde açıkta buluna eşyaların çalındığının belirtildiği, müştekinin mahkeme beyanında ise açıktan çalındığını beyan etmesi karşısında; ; suça konu ürünlerin çalındığı yerin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, eşyaların çalındığı sırada bulunduğu yerin müştekinin işyerinin eklentisi niteliğinde olup olmadığı tespit edilip eklenti niteliğinde ise sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b. maddesindeki suçu oluşturacağı, eklenti niteliğinde olmaması halinde ise sanığın eyleminin suç tarihinden sonra uzlaştırma kapsamına alınan TCK’nın 141/1. maddesindeki suçu oluşturacağından, bu hususlar tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereği sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine,18/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.