YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10274
KARAR NO : 2020/1610
KARAR TARİHİ : 11.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 28.02.2017 gün ve 2016/2-833 Esas ve 2017/115 Karar sayılı ilamında, 28.06.2014 tarihinden sonra işlenen hırsızlık suçunun bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna uyduğunun belirtildiği, somut olayda hırsızlığın tadilatı devam eden cami bahçesindeki alt medresenin çatı kısmından yapıldığının anlaşılması karşısında, suç yerinin (suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik) 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi kapsamında bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla gerekirse mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-11.07.2014 tarihli tutanak içeriğine göre; 01:00 sıralarında camiiden hırsızlık yapıldığının ihbarı üzerine olay yerine gidildiğinde medresenin çatısından alınan kubbelerin üzerine serilen kurşunların Eyüp İş Merkezi karşısında boş bir alana ticari taksi ile götürüldüğünün anlaşıldığı, sanığın geride kalan malzemeleri almak için tekrardan olay yerine ticari taksi ile döndüğünde taksi şoförü ile ücret konusunda tartışması üzerine cüzdanını düşürüp kaçtığı, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında da atılı suçu işlediğini kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; suç saatinin kesin olarak tespitinden sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabule göre de; Suç tarihi itibariyle alt sınırı 3 yıl hapis cezasını gerektiren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi uyarınca temel cezanın tayini gerekirken değişiklik önceki Kanun maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 11.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.