Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/3839 E. 2020/8361 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3839
KARAR NO : 2020/8361
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın katılana ait aracı eli ve niteliği tesbit olunamayan bir cisimle vurarak zarar vermeye çalışması şeklindeki eylemde sanığın elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanmaması nedeniyle mala zarar verme suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının kabul gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı yasanın 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 Sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında sanığa atılı suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suçlar yönünden 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,30.09. 2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.