YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5148
KARAR NO : 2020/10307
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMUK’nun 231/6-a maddelerine göre, sanığın denetim süresi içersinde yeniden suç işlemesi halinde hükmün açıklanabilmesi için bahse konu yeni suçtan mahkum olması gerektiği, sonradan işlendiğinden bahisle ihbara konu Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/182 E- 2015/57K sayılı kararında belirtilen TCK’nın 106/1-1.125/1. suçları bakımından hükümlerden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesine eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı; aynı yasanın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında sanığa hakaret suçu yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; TCK’nın 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suçlar yönünden 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükümlerin açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu,
2-Soruşturma evraklarının denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde kararlar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması,
3-Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 230 ve 223. maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa’nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232, ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK’un 308/7) maddelerine aykırı davranılarak hükümlerin gerekçesiz bırakılması,
./.
Bozmayı gerektirmiş, sanık … Yıldırm’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 27/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.