Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/5383 E. 2020/9258 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5383
KARAR NO : 2020/9258
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında aldırılan 06.02.2013 tarihli sosyal inceleme raporunda suça sürüklenen çocuğun suça sürüklenmesinde yaşam alanının olumsuz uyaranlar barındırması ve arkadaş grubunun normlarına açık davranmasının etkili olduğunun algılandığı bunun da davranışlarını tek başına yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği düşüncesini akla getirdiğinin bildirildiği şeklinde muallak ifade kullanıldığı, Mahkemece bu ifade hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/3. maddesi gereğince yeniden sosyal inceleme raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunun 06.00 sıralarında işlendiği, olay tarihinde güneş doğuş saati ve yaz saati uygulaması göz önüne alındığında suçların gündüz işlendiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesinin, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde ise TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde TCK’nın 116/1-4 maddesi yerine 116/14 yazılması suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.