YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5556
KARAR NO : 2020/11507
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz talebinin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanığın temyiz itirazının, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere karşı temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasa’nın 142/2-h, 143, 31/2 ve 62. maddelerinin tatbiki suretiyle sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine yazılı şekilde 2 yıl 13 ay 15 gün olarak belirlenerek eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere karşı temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasa’nın 142/2-h, 143 ve 62. Maddelerinin tatbiki suretiyle sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine yazılı şekilde 5 yıl 15 ay olarak belirlenerek eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında, sanık hakkında yaş küçüklüğü sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinin uygulandığı gözetilmeksizin TCK’nın 58/5. maddesine aykırı olarak tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın (Kapatılan)İstanbul Anadolu 34. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 04.09.2013 tarihinde kesinleşen, 2011/6 esas ve 2012/7 karar sayılı ilamının mükerrirliğe esas alınmasına, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.