YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6667
KARAR NO : 2020/11096
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, suctan zarar gören vekili
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında suç üstlenme suçundan mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I-Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olarak bu suç yönünden zarar gören ya da katılan sıfatı bulunmayan katılan … vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz ve katılma taleplerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık … ’ün temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin birinci fıkrasına göre “katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan” konumunda olan …’nın, gerekçeli kararın temyizi üzerine şikayetçi olduğu ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz dilekçesinin sanık hakkında kurulan kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak katılma talebi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, CMK’nın 237/1. maddesi uyarınca suçtan zarar görenin katılma talebinin kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Kendisini vekille temsil ettiren katılana avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti hükmedilmemesi,
2.5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede yer verilmeyen 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3.Sanık …’ın polis araçlarına zarar verdiği devamında nezaretteki camı kırmak suretiyle zarar verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık …’ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.