YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8777
KARAR NO : 2020/11174
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki İçişleri Bakanlığı’nın duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 tarih, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki vekilinin katılma talepli temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören müşteki İçişleri Bakanlığının davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suçtan oluşan zararı gidermek istediğini beyan etmesine rağmen sanığın eşinin karakola giderek zararı karşılamak istediği halde ödeyemediğini beyan etmesi karşısında mahkemece zarar miktarı tespit ettirilip tevdi mahalli belirlendikten sonra zararın ödenmesi halinde sanık hakkında TCK’nın 168/2 maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekirken uygulama şartları bulunmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve suçtan zarar gören müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.