Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10320 E. 2006/13256 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10320
KARAR NO : 2006/13256
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekilleri avukat … avukat … ile davalılar vekili avukat … ve avukat … ‘nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … Yapı Kooperatifindeki davalı …’e ait hisseyi 1.8.2002 tarihli protokol ile satın aldığını, protokolü garantör olarak davalı … Ltd.Şt ile davalı …’in imzaladığını, protokol gereği tüm edimleri yerine getirdiğini, 110.000 YTL. olan satış bedelinin tümünü ödediğini, davalı …’in imzası ile dairenin 28.2.2004 tarihinde teslim edileceğinin taahhüt edildiği yine davalı …’in dava konusu 14 nolu daire hissesini kooperatiften haziran 2003 tarihinde devir aldığı halde kendisine kooperatif hissesini devir ve teslim etmediklerini, tapu devrini de vermediklerini ileri sürerek, ödediği satış bedeli 110.000 YTL.nın yasal faizi ile, 50.000 dolar cezai şart bedelinin ve teslim edilmesi gereken tarihten itibaren aylık 450 YTL. kira kaybı bedelinin davalılardan müteselsilen ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, protokol ile satılanın kooperatif ortaklık payı değil, bu paya taalluk eden dairenin harici satışı olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 110.000 YTL. satış bedelinin ödeme tarihlerinden değişen yasal faizi ile 50.000 dolar cezai şartın protokol tarihinden dolara uygulanan yasal faizi ile, 226,66 YTL. kira bedelinin de dava tarihinden yasal faiz ile davalılardan müteselsilen tahsiline, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava dışı … Yapı Kooperatifi ile davalı … Cam Ltd.Şt.arasında imzalanan 3.10.2001 tarihli sözleşme ile, işveren kooperatifin yaptığı inşaatın cam takma işini taşeron … şirketinin yapmayı yükümlendiği ve 6. maddesinde, taşerona yaptığı işler için hak edişler düzenlenerek , ödemelerin …’in 2. etap kuraya tabi daire üyeliği ödemelerine mahsup edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davaya dayanak olan 1.8.2002 tarihli, alıcısı davacı …, satıcısı davalı …, garantörü davalılar … ve … Cam LTd.Şt. olan sözleşme ile, satıcı …’in … kooperatifi 2. etabındaki bütün hak ve hisselerinin davacı …’e satıldığı, satış bedelinden 30.000 YTL.nın peşin ve kalan 80.000 YTL.nın düzenlenen senetlerle ödeneceği kararlaştırılmış, 7. maddesinde, sözleşmeye satıcının uymadığı takdirde … Ltd Şt ve …’in ve dava dışı … Kooperatifinin alıcının ödediği 110.000 YTY.nin garantörü sayılacağı, 8.maddesinde de, satıcı eğer bu sözleşmeye uymada temerrüde düşer, ve her ne şekilde olursa olsun bu sözleşmenin ifasını imkansız hale getirir veya ifa imkanı tanımazsa alıcıya 50.000 dolar cezai şartı ödeyeceği, bu taahhütten … Ltd.Şt. ile …’in de sorumlu olacağı hükmü getirilmiştir. Öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın, davacıya 1.8.2002 tarihli adi protokolle satışı öngörülenin; harici bir daire satışı mı yoksa kooperatif hisse devri mi, olduğu noktasında toplanmaktadır. Yukarıda açıklanan 3.10.2001 tarihli sözleşmesinin 6. maddesi içeriği ve dosya içinde bulunan davalı satıcı …’in 11.2.2004 tarihli … Yapı Kooperatifi tarafından genel kurul toplantısına davete ilişkin çağrı tutanağı ve yine yargılama aşamasında … Kooperatifi tarafından … hissesi üzerine tedbir konulduğuna ilişkin mahkemeye bildirilen 1.4.2004 tarihli yazı içeriğinden satıcı davalı …’in dava dışı … kooperatifinin camlarını takma karşılığı, edindiği kooperatif hissesini davacıya 1.8.2002 tarihli protokolle satışını yaptığı, dolayısıyla dava konusu satışın kooperatif hisse devrine ilişkin olup geçerli bir satış sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. Protokolde belirlenen satış bedeli 110.000 YTL.nin ödendiği hususunda da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacın 20.2.2004 tarihli ihtarına rağmen de hisse devrinin ve teslimin gerçekleşmediği, anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesi tam iki yanlı bir sözleşme olup, temerrüdün sonuçları ise BK.nun 106.maddesinde düzenlenmiştir. Alıcı, davalı satıcının temerrüdü nedeni ile bu madde gereğince seçimlik haklardan birini kullanma yetkisine sahiptir. Davacı açmış olduğu dava ile, B.K.nun 106. maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak, akitten dönmüş ve satış için verdiği parayı istemiş olduğuna göre, artık zarar ve ziyan talebinde bulunamaz. Olumlu zarar niteliğindeki kira kaybı talebi bu nedenle reddedilmelidir. Bu nedenle, mahkemece kira kaybının tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açılmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu nedenle davacı ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek, davalıya yapılan ödeme tarihlerinden ve cezai şartında protokol tarihinden itibaren faiziyle tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4- Davacı, 1.8.2002 tarihli protokolün 8.maddesinde öngörüldüğü şekilde satıcının sözleşmeye uymada temerrüdü nedeni ile, cezai şart talep etmiş olup mahkemece bu isteğin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Borçlar Kanunu 161/son maddesi uyarınca hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Mahkemece, bu konuda inceleme yapılarak cezanın fahiş olup olmadığı araştırılıp fahiş görüldüğü takdirde tenkis edilerek hüküm kurulması gerekirken, bu yönün de gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının tüm davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2., 3. ve 4. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 450.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.