YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10882
KARAR NO : 2006/13620
KARAR TARİHİ : 16.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalılar ve dava dışı … … … ile birlikte ortak olarak pastane açtıklarını, üçüncü ortak olan … … …’nun “mutabakat zaptı” başlıklı belge ile ortaklıktan çıkarıldığını, bir süre daha devam eden adi ortaklığın davadan önce fiilen sona erdiğini, ortaklık sırasında davalılara verilen şirkete ait çeklerin davalılar tarafından takibe konulduğunu, ortaklık nedeniyle 42.300.000.000 TL masraf yaptıklarını, 16.000.000.000 TL kar payı almaları gerektiğini, ayrıca kira ve malzeme bedeli olarak da 9.135.000.000 TL faturalı alacakları olduğunu ileri sürerek, ortaklığın fesih ve tasfiyesine, toplam alacakları olan 67.435.000.000 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacılarla aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını, 4.000.000.000 TL’lik çekin adi ortaklık nedeniyle değil, elden alınan borç karşılığı verildiğini, 23.8.2003 tarihli belgenin de ortaklık ilişkisini göstermediğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, yazılı delille ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılardan … Limited Şirketinin tüm, davacılardan … …’un da davalılardan … Limited Şirketi hakkındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacılar, davalılar ve dava dışı … … … ile birlikte pastane işletilmesi konusunda adi ortaklık kurduklarını ileri sürerek, fiilen sona … ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmişler, davalılar ise ortaklık ilişkisini inkar etmişlerdir. Taraflar arasında ortaklığa ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun adi şirkete ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Davacılar, davada delil olarak “mutabakat zaptı” başlıklı belge ile, malzeme listesi, tediye makbuzu, ve davalılar tarafından yazıldığını iddia ettikleri ajanda ve adisyonlara dayanmışlardır. Malzeme listesi ve tediye makbuzu, davalılar tarafından düzenlenen belgeler değildir. Ajanda ve adisyonlardaki yazılar da davalılar tarafından kabul edilmemiş, bunların davacıların kendi el yazıları ile tutulan belgeler olduğu savunulmuştur. “Mutabakat Zaptı” başlıklı, … … Limited Şirketinin kaşesi bulunan belgede ise davacılardan … … ve davalılardan … ve … … ile dava dışı … … …’nun imzaları bulunmaktadır. Davacılar bu belgenin üçüncü ortak olan dava dışı … … …’nun ortaklıktan ayrılması nedeniyle tüm ortaklar tarafından düzenlenen belge olduğunu iddia ederken, davalılar ise adı geçen belgenin, … … Limited Şirketinde çalışan bir işçi olan dava dışı … … …’nun hizmet akdinin feshi nedeniyle düzenlenen bir belge olduğunu, davacılardan … …’un da belgeyi tanık sıfatıyla imzaladığını bildirmişlerdir. Adı geçen belgede bir takım borç ve alacak kalemleri belirtilmiş olup, “ayrılan” ibaresinin karşısında … … …’nun isim ve imzası, onun altında da …, … … ile … …’un isimleri ve imzaları bulunmaktadır. Davacılardan … …’un, davalıların savunmasında belirtildiği gibi belgeyi tanık sıfatıyla imzaladığına ilişkin bir açıklama mevcut değildir. Davacıların dayandığı ve altında davalılardan … ve … …’nın imzalarının bulunduğu bu belgenin hangi amaçla düzenlendiği içeriğinden anlaşılamadığından, dayanılan belge, yalnız başına adi ortaklık ilişkisini ispat edebilecek yeterlikte olmayıp, imzaları bulunan davacı … … ile davalılar … ve … … yönünden HUMK’nun 292. maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu durumda davacılardan … …, davalılar … ve … … ile aralarında adi ortaklık bulunduğuna ilişkin iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir. O halde mahkemece ilgili tarafların, tanık dahil tüm delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, davada tanık dinlenemeyeceğinden bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacılardan … Limited Şirketinin tüm, davacılardan … …’un ise davalılardan … Limited Şirketine yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince davacı … … tarafından davalılardan … ve … …’ya yönelik olarak temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı … … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 450 YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacı … …’a ödenmesine, 16.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.