YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11601
KARAR NO : 2006/13622
KARAR TARİHİ : 16.10.2006
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının murisi olan …’ndan 27.11.2004 vade tarihli senetle 75.000.000.000 TL ödünç aldığını, borcunun bir kısmını ödediğini, 24.500.000.000 TL’lik kısmını ödeyemediğini, davalının buna rağmen tüm senet bedeli üzerinden takip başlattığını ileri sürerek, 24.500.000.000 TL’lik kısım dışında takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı …’ye yapılan ödemelerin, murise yapılmış ödemeler olarak kabul edilemeyeceğini, murisin de ödemelerin adı geçen şahsa yapılması konusunda herhangi bir talimatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalının murisinin yanında çalışan …’ye yapılan ödemelerin belgelerle ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, başlatılan icra takibi nedeniyle davacının, 46.750.750.000 TL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının murisi olan …’na senet karşılığında 75.000.000.000 TL borçlu olduğunu, borcunun bir kısmını, alacaklının yanında çalışan dava dışı …’ye ödediğini ileri sürerek, ödediği miktar üzerinden davalıya borçlu olmadığının tesbitini talep etmiş, davalı ise ödemelerin yapıldığı kişinin, murisi ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, murisin adı geçen kişiye ödeme yapılması konusunda da bir talimatının bulunmadığını savunmuştur. Davacının, davalının murisi …’na takip konusu senet nedeniyle borçlu olduğu uyuşmazlık konusu olmadığına göre, alacaklının talimatı ile bir kısım ödemelerin dava dışı …’ye yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması gereklidir. Olayda miktar itibariyle ve davalının açık muvafakatı olmadığı için HUMK’nun 288. ve devamı maddeleri gereğince tanık dinlenemez. Dosyada dava dışı …’nin, davalının murisinin vekili olduğuna ilişkin de herhangi bir belge bulunmamaktadır. Davacı her ne kadar dava dışı …’ye yaptığı ödemelerle ilgili olarak yazılı belge ibraz etmişse de, belgelerde alacaklı olan …’nun imzası bulunmadığından, ödemelerin alacaklının talimatı ile yapıldığı kanıtlanamamıştır. O halde davacı tarafından …’ye yapılan ödemeler, davacıyı borçtan kurtarmaz. Davacı ibraz ettiği delillerle davasını kanıtlıyamamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde deliller kısmında v.s. deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece davacıya iddiası ile ilgili olarak davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 450 YTL duruma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 16.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.