YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11948
KARAR NO : 2006/16108
KARAR TARİHİ : 07.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalılardan haricen düzenlenen satış sözleşmesi ile işyeri niteliğinde taşınmaz satın alıp tamiratını yaptırdığı halde davalıların taşınmazı üçüncü kişiye tapudan sattıklarını bildirerek ödediği satış bedeli ile tamirat bedeli ve satıştan önceki döneme ait elektrik ve su faturaları bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.580 YTL satış bedeli, 4.300 YTL tamirat bedeli, 319,47 YTL elektrik ve su bedeli olmak üzere toplam 8.080 YTL nin davalılardan tahsiline , fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalının eşine ait taşınmazı 25.1.2002 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile vekil sıfatıyla davalıdan 22.500 YTL bedelle satın ve teslim alarak tadilat ve tamirat yaptırdığını , satış bedeli olarak 19.000 YTL ödediğini , maliyeye verilmek üzere usulen düzenlenen kira sözleşmesinde ödediği satış bedelinin ve tamiratı kendisinin yaptırdığının şerh verildiği halde taşınmazın üçüncü kişiye devredildiğini ve yapılanların, ödemelerin kabul edilmediğini bildirerek 19.000 YTL ödenen satış bedeli ile 4.500 YTL tamirat bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,davalılar satış bedelinden 3.580 YTL aldıklarını başka bir ödeme yapılmadığını, taşınmazın davacının temsilcisi olduğu dava dışı …Limited Şirketine 1.5.2002 başlangıç tarihli 9 aylık kira sözleşmesi ile kiraya verildiğine ilişkin sözleşmenin davacının isteği ile sonradan ve maliyeye ibraz etmek üzere hususi şartlar bölümü boş bırakılarak yapıldığını, böyle bir sözleşmede davacı ile aralarındaki satış sözleşmesinin satış bedelinin ve tamiratın davacı tarafından yapıldığına ilişkin şartın yazılı olmasının hayatın olağan koşullarına uymadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir. Dava konusu taşınmazın 25.1.2002 tarihli sözleşme ile davalılar tarafından davacıya satılıp anahtarın teslim edildiği, satış bedelinden 3.580 YTL nin ödendiği hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı satış bedeli olarak 19.000 YTL. ödediğini ve bakımsız halde teslim aldığı taşınmaza 4.500 YTl tamirat ve tadilat masrafı yaptığını iddia edip bu iddiasını ispat içinde maliyeye ibraz edilmek üzere yapılan kira sözleşmesine ve bu sözleşmenin ön yüzünde ve hususi şartlarbölümündeki şerhlere dayanmıştır. Davalılar sözleşmenin davacının temsilcisi olduğu dava dışı şirketle usulen yapılan sözleşmenin ön yüzü ve hususi şartlar bölümünün boş olarak davacıya teslim edildiğini bildirerek bu sözleşme içeriğini kabul etmemiş iselerde, 1.5.2002 tarihli dava dışı …Limited Şirketi ile yapılan 9 aylık kira sözleşmesi altındaki imzanın kendilerine ait olduğunu bildirerek kira sözleşmesini kabul etmişlerdir.Ayrıca bu sözleşme içeriğinde yer … tamiratın davacı tarafından yapıldığına ve kiraya konu bu yerin davacıya satışı nedeniyle 19.000 YTL ödendiğine ilişkin şerhin davacı tarafından iradeleri dışında sonradan doldurulduğunu da yasal delilerle ispat edememişlerdir. Davalılar altında imzaları bulunan kira sözleşmesi içeriği ile bağlıdırlar. Buna sözleşmeden satış bedelinden 19.000 YTL nin ödendiği anlaşıldığından davanın bu kısım talep yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı satın aldığı taşınmaza yaptığı tamirat ve tadilat bedelinin tahsili ile satıştan önceki döneme ait olup, ödediği elektrik ve su faturalarının bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davacının taşınmaza yaptığı iyileştirmeler mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile belirlendiği gibi , davacının temsilcisi olduğu şirketin kiracı olduğu 1.5.2002 tarihli kira sözleşmesinin ön yüzünde taşınmazın harabe olarak teslim alındığı ve tüm tamiratın davacı tarafından yapıldığı şerh verilmiştir. Davalılar sözleşme altındaki imzayı kabul etmişler, ancak sözleşmenin ön
yüzündeki şerhin davacı tarafından ve iradeleri dışında sonradan doldurulduğunu da ispat edememişlerdir. Mahkemece davacının bu kısım talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, harabe halindeki taşınmazın davacı tarafından tamir edilerek kullanılabilir hale getirilerek taşınmaza önemli iyileştirmeler yapılmış olup kira sözleşmesinde bu tamirat bedelinin
2006/11948-16108
kiralayan tarafından davacıya ödeneceğine ilişkin bir kararlaştırma olmadığı gibi taşınmazın davalılar tarafından dava dışı kişiye tapudan satıldığı dosyadaki belge ve taraf beyanlarından anlaşılmakla davacı yaptığı iyileştirme bedelini değil, bu iyişleştirmelerin taşınmazın satış bedeline yansıma bedelini isteyebilir.O halde mahkemece, öncelikle taşınmazın tapu kaydı ve üçüncü kişiye satışının gerçekleştirildiği akit tablosu getirtilmeli ve taşınmazın hangi tarihte ne miktar bedele satıldığı belirlenmeli, bu tarihte taşınmazın davacı tarafından yapıldığı kabul edilen faydalı giderlerle birlikte … değeri ile faydalı giderler dikkate alınmaksızın taşınmazın çıplak … değeri belirlenmeli, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde, bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran satış bedeline uygulanarak davacının faydalı giderler için yaptığı masraflar satış bedeline uygulanarak davacının faydalı giderler için yaptığı masrafın satış bedeline yansıma miktarı bulunmalı, bulunacak bu miktardan davacının payına düşecek kısma hükmedilmelidir. Örneğin; taşınmazın çıplak değeri 5.000.000.000 TL faydalı giderle birlikte değeri 6.250.000.000 Tl ise bunların birbirine oranı 5.000.000.000/6.250.000.000 TL=0,8’dir. Taşınmaz satış bedelinin de 6.000.000.000 TL olduğunu kabul edersek bu oran bu bedele 6.000.000.000×0,8=4.800.000.000 TL bulunur. Davalıya isabet etmesi gereken miktar bu 4.800.000.000 TL olup, 6.000.000.000 – 4.800.000.000 TL = 1.200.000.000 TL davalının haksız iktisabıdır. Eğer faydalı giderlerin yapılmış olması hali ile yapılmamış olması halinde belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda, faydalı giderlerin satış değerine etkisinin olmadığı, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmelidir. Mahkemece, bu yöntem izlenmeden daha önceki bozma ilamında açıklanan ilkelere uymayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davacının ve davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına ,3.bentte açıklanan nedenle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 7.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.