YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13661
KARAR NO : 2007/2723
KARAR TARİHİ : 27.02.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının çalındığını farketmesi üzerine 11.6.2005 tarihinde durumu Cumhuriyet Savcılığına ve davalı bankaya bildirdiğini, çalınan bu kart ile 9.6.2005 tarihinde 3.326.00 YTl tutarında alışveriş yapıldığını, oysa kredi kartı limitinin 1.183 YTL olduğunu belirterek limit üstünde yapılan harcama tutarı 2.208.00 YTL’den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, kredi kartının çalındığının bildirilmesinden önce yapılan alışverişlerden kendilerinin sorumlu olmadığını, kimlik kontrolü yapılmaksızın alışveriş yapılmışsa üye işyerlerinin sorumlu olacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; kredi kartının 9.6.2005 tarihinde çalındığı davalı bankaya 11.6.2005 tarihinde başvurulduğu, kart ile harcamaların bankaya bildirimden önce gerçekleştiği, bu nedenle bankanın sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı bankadan aldığı kredi kartının çalındığı, davacının bu olayı davalıya 11.6.2005 tarihinde bildirdiği, ancak çalınan kartla 9.6.2005 tarihinde üye işyerlerinden 3.326.330.000 TL’lik harcama yapıldığı, kredi kartı limitinin 1.183.00 YTL olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu husus taraflarında kabulündedir.
Davacı çalınan kredi kartı ile yapılan harcamalardan kredi kartı limiti olan 1.183.00 YTL’sinden sorumlu olduğunu kabul etmektedir. Uyuşmazlık, çalınan kredi kartı ile limit üzerinde yapılan harcamalardan davacının sorumlu olup olmadığı hususudur.
2006/13661-2007/2723
Kredi kartı, bankanın kart hamili üyesine kredi kartı limiti dahilinde nakit ödeme yapmasına gerek olmaksızın üye işyerlerinden alışveriş yapmasını, hizmet satın almasını veya nakit çekmesini sağlar. Kredi kartı sahibi kural olarak kartın kendisine temin ettiği bu hizmetlerden hangisinden faydalanırsa faydalansın sözleşmede öngörülen limitin üzerine çıkamaz. Bu limit sözleşmede kart sahibinin sosyal ve ekonomik durumu ödeme gücü v.s. etkenler gözetilerek saptanır. Hayatın olağan akışı içinde kart sahibi limit üzerinde harcama yapma girişiminde bulunduğu takdirde. banka normal olarak provizyon vermemesi gerekir. Kart ile yapılan harcamanın tanınan limiti aşması halinde proviyon verme yetkisi tamamen bankaya aittir. Bu gibi hallerde banka tedbirli bir tacir gibi davranmalıdır. Özellikle kart sahibinin rızası dışında harcama yapılmak istendiği de düşünülmeli ve bu değerlendirme sonucunda limit aşımı suretiyle yapılan harcamaya izin verilmemelidir. Somut uyuşmazlıkta kartın çalınmasından önce davacıya gönderilen hesap ekstrelerinde kart limiti 1.183.00 YTL olmasına karşılık 8.7.2005-8.2.2006 arası aylık dönemlerde davacı harcamalarının sırayla 749.39 YTL 577.59 YTl, 532.79 YTL 489.16 YTL,490.53 YTL, 486.93 YTL, 22.48 YTL ve 22.55 YTL olduğu anlaşılmaktadır. Bu harcamaların hiçbirinde limit aşılmamıştır. Buna karşılık uyuşmazlık konusu olan 3.326.46 YTL’lık harcamaların tamamı 9.6.2005 tarihinde bir günde yapılmıştır. Davalı banka kart sahibinin 9.6.2005 tarihine kadar aylık harcaması limitinin yarısını aşmadığı halde, bir günde limit aşılarak yapılan 3.326.46 YTL’lik harcamaya provizyon vermekle kusurlu davranmış, zararın artmasına neden olmuştur. Bu durumda, mahkemece bankacılık ve kredi kartlarında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden somut olayın özelliklerinide gözeterek limit aşımı suretiyle harcamaya izin veren, zararın artışına neden olan bankanın müterafik kusuru saptanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.