YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14527
KARAR NO : 2007/1219
KARAR TARİHİ : 05.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 7.4.2004 tarihinde 14.700.000.000 TL bedelle Reno 19 Europa marka araç satın aldığını, ancak yaptırmış olduğu tesbitte aracın tavanının ve bagaj kapısının değiştirildiğinin ve sağ ön kapısının hasar gördüğünün belirlendiğini ileri sürerek, ayıplı malın iadesi ile ödediği bedelin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu aracın davacı tarafından davalıya iadesi ile araç için ödenen 14.700.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet ; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.” 2006/14527-2007/1219
Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut olayda davacı, davalıdan haricen satın aldığı aracın ayıplı çıkması nedeniyle malın iadesi ile ödediği bedelin tahsilini istemekte olup, taraflar arasındaki 7.4.2004 tarihli araç satış sözleşmesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye dayanılarak açılan davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi de mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu nedenle genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması gerekirken, mahkemece 14.7.2005 tarihli celsede verilen kararla davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına. peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.