YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14681
KARAR NO : 2007/2602
KARAR TARİHİ : 26.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne. yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 414 parsel numaralı arsayı davalının aracılığı ile satın aldığını ve davalı ile bu taşınmaz üzerine müşterek inşaat yapmak için anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince arsa ve inşaat bedeli olarak 218.400 … Doları ödeme yaptığını, bilahare inşaatın … ve ruhsatsız olduğunun ortaya çıktığını, davalının ihtara rağmen inşaatı durdurup, yapılan inşaattan kalan bakiye bedeli iade etmediğini ileri sürerek fazla tahsil edilen 155.963 … Dolarının faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıdan fazladan alınmış para olmadığını, inşaat ruhsatı alınmasından sonra inşaata devam edileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin 123.620 … Dolarının davalıdan tahsiline dair ilk kararının tarafların temyizi üzerine dairemizin 14.6.2004 tarihli kararıyla bozulması sonucu bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınmazın kıymet takdirinin yapılarak 3. şahıslarında katılacağı şekilde açık artırma yoluyla satılarak paraya çevrilmesine, tasfiye memuru olarak ….’ın atanmasına, tahsil edilecek ihale bedelinden 3. şahısların hak ve alacakları bulunmadığından iç arıtıma geçilerek öncelikle ortaklardan davacı …’ya ortaklığa katılım payı olan 218.400 … Dolarının dava tarihindeki efektif satış kuru karşılığı YTl.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte satış bedelinden ödemesine, ihale bedelinin yetersiz kalması durumunda zararın ortakların payları oranında bölüştürülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemizin 14.6.2004 tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere adi otaklığın fesih ve tasfiyesinin mahkemece yapılması zorunludur. Mahkemece verilen karar bu yönüyle yasaya uygun olmadığı gibi uyuşmazlığı çözer nitelikte de değildir. Taraflar arasındaki adi ortaklığın 3.şahıslara borcunun bulunmadığı gibi alacağının da bulunmadığı ve ortaklığa konu binanın ruhsatsız olup, iskan izninin alınmasının mümkün bulunmadığı dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öncelikle mahkemece karar tarihine en yakın bir tarihteki binanın değeri belirlenmeli, ruhsatsız olan binanın yıkılması gerekmesine göre yıkım masrafı ve enkaz bedelinin de yine karara en yakın tarih itibariyle belirlenmesi ve belirlenecek bedelden kalan net miktarın taraflara hisseleri oranında bölüştürülmesi için tasfiye memuru atanması ve tasfiyenin bu şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek bu bozma ilamına uygun düşmeyecek şekilde yazılı biçimde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacı dava dilekçesinde 155.963 … Dolarının tahsilini istemiş, fazlaya dair haklarını da saklı tutmamıştır. Bu durumda davacının ortaklığın tasfiyesi sonucunda alabileceği azami miktar 155.963 … Dolarıdır. Mahkemece davacının bu talebi ile bağlı olduğu gözetilmeksizin ve HUMK. 74. maddesine aykırı bir şekilde talebin aşılarak karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, ayrıcı bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarıın reddine, 2 ve 3. numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2. 2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.