Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15657 E. 2007/2943 K. 06.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15657
KARAR NO : 2007/2943
KARAR TARİHİ : 06.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki takibin iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 12.8.2000 tarihinde davalılardan haricen bir araç satın aldığını, devrinin verilmediğini, ve haczedilerek elinden alındığını, verdiği senetlerin iade edilmediğini ve 30.1.2001 tarihli senedin takibe konduğunu … sürerek takibin iptaline, senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracı satan … … olduğunu ve davacının ödemede bulunmadığını, diğer davalı …’nın senedi ciro yoluyla takibe koyan kişi olduğunu savunarak … için husumetten, … için ise esastan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, … Yataman hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı … … yönünden kabulüne karar verilmiş; davalıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; bu kez davacı temyiz itirazında bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece uyulan Dairemiz 22.12.2005 tarih ve 2005/13629-19043 sayılı bozma ilamında açıkca davalılardan …’nın davaya konu edilen senedin son hamili olduğu,
2006/15657-2007/2943
…’nın bu senedi iktisap ederken bile bile kendi zararına hareket ettiğini davacının ispat etmesi gerektiği, yine davacının kendi akdi olan …’e karşı … sürebileceği defileri …’ya karşı … süremeyeceği belirtildikten sonra, mahkemenin davalı …’nın davacı ile diğer davalı arasında geçersiz satış ilişkisini bilebilecek durumda olup, olmadığı hususunun araştırması ve bu yönde taraflardan delilleri sorulup toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Hemen belirtelim ki , Mahkemece bozma kararına uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında izlenecek yöntemin ne olduğu belirtildiği halde bu yönde tarafların delilleri sorulup, toplanmaksızın bozma öncesi delillerle yetinmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bu husus ise açıkca usul ve yasaya aykırılık teşkil eder. Hal böyle olunca az yukarıda açıklandığı ve Dairemizin önceki bozma ilamında gösterildiği şekilde tarafların delilleri sorulup toplanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönlerin gözetilmemiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 6.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.