YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15882
KARAR NO : 2007/6644
KARAR TARİHİ : 04.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti kendilerine ait hizmet binaları ile sosyal tesislerin davalı kuruma 41.932.000.000 lira bedelle devrine ilişkin 3.7.1992 tarihli sözleşmenin düzenlenip, taşınmazın 26.8.1992 tarihinde davalıya fiilen devir ve teslim edildiğini ve davalıca buraların yurt olarak kullanıldığını, sözleşmenin 4/a maddesine göre, devirden önceki her türlü uyuşmazlıklarının kendilerince çözümleneceği ve tapudaki devirle birlikte satış bedelinin ödeneceği, ancak taşınmazla ilgili çok ihtilaf çıkıp, bunların giderilmesinin zaman alması, 1994,1998 ve 2001 yıllarındaki krizler nedeniyle kararlaştırılan bedelin çok düşük kaldığını, protokolde belirlenen bedele 5.307.50 m2 miktarlı 6 parselin değerinin yanlışlıkla dahil edilmediğini, taşınmazların halen değerinin 26.000.000.000.000 lira olduğunu bildirip, 3.7.1992 tarihli protokoldaki bedelin günün koşullarına göre uyarlanıp 26.000.000.000.000 liraya çıkarılarak, 13.5.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, yetki, zamanaşımı ve derdestlik itirazlarında bulunup, esastanda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşme tarihi olan 3.7.1992 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca tamyiz edilmiştir.
1-Davacıya ait, üzerinde sosyal tesislerde bulunan taşınmazların 41.932.000.000 liraya, 3.7.1992 protokol başlıklı sözleşme ile davalıya satılıp 28.8.1992 tarihinde de fiilen teslim edildiği, sözleşmenin 4/a maddesi hükmüne göre, davacının taşınmazların üzerindeki tüm takyidatları kaldırarak ve satıştan önceki tüm ihtilafları çözümleyip, muhtelif parsellerden oluşan taşınmazların tevhid işlemlerini yaptırarak tapuda devir etmeyi üstlendiği gibi, satış bedelininde tapunun devir edildiğinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazların halen tapusunun davacı tarafından devir edilmediği, kararlaştırılan satış bedelinin 1.4.1998 tarihli yazı ile, davalı tarafından … Bankası Yenişehir Şubesine davacı adına yatırılarak bloke edildiği, taşınmazların devir işleminin yapılması halinde bloke isteminin kaldırılacağının davacıya da bildirildiği, 3.7.1992 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu iddiası ve iptali istemi ile, davacı tarafından … 3.Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davanın 2004/931 esas ve 2004/1045 karar sayılı 24.12.2004 tarihli kararla red edildiği, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2005/2703 esas, 2005/4319 karar sayılı 12.4.2005 tarihli ilamı ile mahkeme kararının onandığı, böylece 3.7.1992 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunun kesin hükümlede belirlendiği, tüm dosya kapsamı ile sabit ve tartışmasızdır.
Davacı, sözleşmenin 4/a maddesi ile üstlendiği, taşınmazlarla iligili hukuki ihtilafların giderilmesi için açtığı davaların uzun zaman aldığı, bu sürede birden fazla iktisadi krizlerin oluştuğu, taşınmazların çok değerlendiği, kararlaştırılan bedelin çok düşük kaldığı ve gelişen bu durumun oluşmasında kendisininde bir kusurunun da olmadığını bildirerek, sözleşme ile kararlaştırılan bedelin, günün şartlarına, taşınmazların mevcut değerlerine göre yükseltilerek uyarlanması talebiyle bu davayı açmıştır.
Taraflar arasında geçerli olan 3.7.1992 tarihli sözleşme ile, satışa konu taşınmazlar alıcı davalıya teslim edildiği, bedelinin davacı adına bankaya yatırılarak bloke edilip, tapuda ferağın verildiğinde paranın ödeneceğinin kararlaştırılmasına göre, halen tapuda da ferağ verilmediğinden olayda, mahkemenin kabulünün aksine zamanaşımı işlemeye başlamamış ve gerçekleşmemiştir. Öyle olunca işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek, kimsenin kendi kusurlu tutum ve davranışlarına dayanarak karşı taraftan bir hak talep edemiyeceği, aksini kabulünün iyiniyet kurallarına aykırı olduğu husuda göz önünde tutularak, olayda uyarlama şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenerek, sonucuna uygun karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yarırına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığını, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 11.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.