YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15994
KARAR NO : 2007/3001
KARAR TARİHİ : 06.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.3.2003 tarihli sözleşme ile davalıdan dükkan,fırın ve bodrum olmak üzere toplam 565 m2 lik taşınmaz satın aldığını, peşinatı ödediğini bakiyenin anahtar tesliminde ödenmesine karar verildiğini, davalının sonradan taşınmazı satmaktan vazgeçtiğini … sürerek tapunun iptali ile adına tesciline olmadığı takdirde ödediği 74.000 Euro ile şimdilik 5.000,00YTL maddi tazminat ile 2.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçersiz olduğunu, 74.000 Euro’yu ödemeye hazır olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Tapu iptal ve tescil talebinin reddine, 74.000 Euro dava aşamasında depo edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, bu miktara ihtar tarihinden depo tarihine kadar faiz işletilmesine, 5.000,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline , manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında bulunan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli
2006/15994 2004/3001
sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre tapulu taşınmazın haricen satımında satış bedeli alıcıya iade edilirken zaman içinde taşınmazın değer kazanmasına karşılık paranın değer kaybetmesi halinde satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması amaçlanmıştır. Diğer bir deyişle denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması için zaman içinde taşınmazın değer kazanmasına karşılık paranın alım gücünün büyük ölçüde düşmesi nedeniyle hak ve menfaatler dengesinin bozulması gerekir. Somut olayda davacının ödediği 74.000 Euronun iadesine karar verildiği gibi sözleşme 15.3.2003 tarihinde yapılmış olup dava 23.8.2005 tarihinde açılmıştır. Bu iki tarih arasında denkleştirici adalet ilkelerinin uygulanmasını gerektirecek paranın alım gücünde aşırı bir düşme sonucunu doğuran ekonomik gelişme olmamıştır. Bu durumda davacının 5000 YTL. tazminatla ilgili talebin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.