Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16326 E. 2007/1280 K. 05.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16326
KARAR NO : 2007/1280
KARAR TARİHİ : 05.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıdan satın aldığı kameranın piyasa şartlarında fahiş bedelle satıldığını öğrenince aynı gün cayma hakkını kullandığını, ancak boş olarak imzalatılan senedin takibe konulduğunu tahsili için haksız olarak icra takibi yapıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tesbiti ile takibin iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, borçlu olmadığının tesbitine, bu miktar üzerinden %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı aleyhine mahkemece ayrıca kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. İİK. 72. maddesi hükmü gereği kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, takibin haksızlığı yanında, davalının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Davalının kötüniyetli olduğu da iddia ve ispat edilemediğinden, bu kalem isteğin reddi gerekirken, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun
2006/16326-2007/1280
23.maddesinin 2.fıkrasında, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar, harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin, yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması harçlar kanununun amir hükümleri gereğidir. Bu nedenle davalı bankadan kabul edilen miktar üzerinden karar ve ilam harcı alınması gerekirken harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 4.paragrafında ki ibarelerin silinerek yerine “davacı lehine koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına” 3.bentte açıklanan nedenle hüküm başlıklı bölümünün 5.paragrafındaki ibarelerin silinerek yerine “86,40 YTL. karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline” ibarelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 74.20 YTL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.