Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16588 E. 2007/4018 K. 22.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16588
KARAR NO : 2007/4018
KARAR TARİHİ : 22.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun sigortalısı hastalarının … Devlet Hastanesinde sağlık yardımı aldığını, hastaneye ödenmesi gereken tedavi bedellerinden 5.10.2004 tarihinde mahsup ettiği 206.395.68 YTL ile 25.10.2004 tarihinde mahsup ettiği 11.587.81 YTL olmak üzere toplam 217.983,49 YTL’nin ödenmediğini yargı kararı olmadan mahsup yapılamayacağını … sürerek mahsup edilen alacaklarının faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, teftiş raporunda resmi görevli veya nöbetçi olmayan doktorların reçete düzenlediğini işlemin doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından mahsuba konu edilen reçetelerde, sağlık karnesi sahibi olan hastaların gerçek hasta olduğu tedavinin planlandığı, ilaçların bu kişiler tarafından kullanıldığını, muayene edilen yer ve zamanın önemli olmadığını, usulsüzlük, ve haksız istem olmadığını, sağlık hizmeti verildiğini, iddia etmiştir. Hastane acil servis doktorlarının resmi görevli veya nöbetçi olmadıkları halde hastaları muayene edip reçete düzenlemeleri hizmetin verilmediği sonucunu doğurmaz. Verilen hizmetin hastane kayıtlarına sonradan intikal etmesi usulu bir işlem olup, davalıyı zarara uğratacak işlemde değildir. Mahkemece, hizmetin verilip verilmediği, reçetelerin teşhis ve tedaviye uygun olup olmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, 24.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.