Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1685 E. 2006/5303 K. 11.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1685
KARAR NO : 2006/5303
KARAR TARİHİ : 11.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … Bir ile davalı vekili avukat … ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalılardan …,Selahattin ve İfakat’ın arsa sahipleri, diğer davalı … İnşaat AŞ’nin yüklenici, öteki … …’ın da yüklenici şirketin temsilcisi olduğunu yüklenici şirketin diğer davalılar arsa sahipleriyle aralarında yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hissesine düşen villalardan birer adedini kendilerine sattıklarını, inşaatın tamamlanmadığını ancak davacılardan Ekrem Gözeri’nin satın aldığı villasındaki eksiklikleri tamamlayıp içine taşındığını ileri sürerek her iki villa yönünden de tapu kaydının iptaliyle adlarına tescilene, olmazsa muhik tazminat karşılığı adlarına tescilene bunun mümkün olmaması halinde de bina değerinin tepsitiyle tahsiline karar verilmesini istemişler, 13.9.2004 günlü ıslah dilekçeleri ile de büspet zararlarının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı arsa sahipleri davanın reddini dilemişler, diğer davalılar savunmada bulmamışlardır.
Mahkemece, davalılar arsa sahipleriyle diğer davalı yüklenici arasındaki sözleşmenin halen yürürlükte bulunduğu, ileride davacıların yükleniciye karşı süreli ihtarda bulunup
talepte bulunabilecekleri gerekçe gösterilerek, yüklenici hakkındaki davanın bu gerekçeyle, yüklenici temsilcisi … … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalılar arsa sahipleri ile davacılar arasında akti ilişki bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafnıdan temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacılar ile davalılardan yüklenici … inşaat AŞ aralarında 4077 sayılı yasa kapsamında villa satışından kaynaklanan sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. O nedenle davacılar ile diğer davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması mahkemenin görevine etkili değildir. Birlikte davalı gösterenler hakkında da davanın … mahkeme niteliğindeki Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekir. Uyuşmazlık 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığına ve görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmeseler dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceğine ve görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayacağına göre mahkemece …’da ayrı tüketici mahkemeleri bulunduğu hususu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın birinci bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ikinci bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.