YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1745
KARAR NO : 2006/4609
KARAR TARİHİ : 29.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, telefon abonesi olduğunu, davalı idarenin telefonuna Şubat 2002 döneminde 1.414.300.000 TL borç tahakkuk ettirip, hakkında icra takibinde bulunduğunu, detay faturayı incelediğinde Şili vs. ülkelerle seks konuşması yapıldığını gördüğünü, aile yapısının buna uygun olmadığını, köyde oturan yaşlı ve cahil bir insan olduğunu, sözleşme imzalarken telefonuna uluslararası görüşmelere açık tutulmasına ilişkin kısmı işaretlemediğini, dışardan saplama yapılmak suretiyle görüşülmüş olabileceğini ileri sürerek başlatılan icra takibinden dolayı borçsuzluğun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin 29.6.2004 mahkeme ilamı Dairemizin 22.2.2005 gün 2004/15217 esas, 2005/2650 sayılı kararı ile “Davacı davalı ile sözleşme imzalarken telefonunun uluşlararası görüşmeye açılmasını istemediğini, bu nedenle başvuru formunun uluslararası görüşmeye açık tutulmasına ilişkin bölümünü işaretlemediğini, uluslararası görüşmelerin kendisi yada ailesince yapılmadığını ileri sürerek talepte bulunmuştur. Hal böyle olunca davaya konu faturadaki uluslararası görüşmeler ve bu görüşmeler karşılığı olan ücretler tespit edilmeli, tespit edilen bu miktarla sınırlı olarak davacının borçsuzluğunun tespitine karar verilmelidir. Mahkemenin bu hukuku gözardı ederek davacının yurtiçi görüşmelerine ilişkin bedelden de sorumlu tutulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir” denilerek mahkemece yapılması gereken işlemin ne olduğu gösterilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmakla davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma ilamında açıkça davacının milletlerarası konuşmalardan sorumlu olmayacağı, diğer konuşmalardan sorumlu olacağı açıklanmıştır. Durum böyle olunca uluslararası konuşmalardan davacının sorumlu tutulması bu kısma yönelik davanın kabulü gerekirken uluslararası konuşmalardan da sorumluluğunu gerektirecek şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.