YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2521
KARAR NO : 2006/6429
KARAR TARİHİ : 25.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının yeni yapıp henüz oturma ruhsatını dahi almadığı evine 18.9.2002 gününde kiracı olarak taşındığını, ısrarlarına ve gönderdiği ihtarnamesine rağmen davalının kiralanana doğalgaz sayacı taktırmadığını, kendisinin de Kasım 2002 ayı kirasını ödemediğini, bunun üzerine evine gelen davalı kiralayanın “ bu işi silah temizler” diye kendisine bağırdığını, bundan sonra ev aramaya koyulduğunu ve 28.11.2002 gününde başka bir eve taşınmak zorunda kaldığını ileri sürerek 400 USD depozito alacağının, 200.000.000 Tl. şofben bedelinin, üç aylık aidat bedeli ve su bedeli olarak ödediği toplam 326.750.000 Tl. paradan 70 günlük kaldığı sürenin mahsubundan sonra fazladan ödediği paranın, yeni kiraladığı taşınmaza yaptığı 180.000.000 Tl. masraf bedelinin ve 200.000.000 TL. taşıma bedelinin tahsiline ayrıca davalının kendisine hakarette bulunup, tehdit etmesi nedeniyle de 400.000.000 Tl. manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş; karşı davasında da davacının erken tahliye olması nedeniyle kiralananı yeniden kiraya vermediğini, yönetime aidat ödemek zorunda kaldığını, davacı- karşı davalının su borcu ve asansör kullanım borçlarını ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 1.200.000.000 TL. kira tazminatının, yönetime ödediği, 400.000.000 Tl. aidat bedelinin, 50.000.000 Tl. su bedelinin ve 20.000.000 Tl. asansör kullanım bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş 12.6.2003 gününde verdiği ıslah dilekçesinde de aidat ve yakıt bedeli olarak 300.000.000 Tl.nın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve davalının davacıya karşı tehdit suçu işleyip, kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçe gösterilmek suretiyle asıl dava yönünden
865.000.000 Tl. maddi 200.00.000 TL. manevi tazminatın tahsiline, karşı dava yönünden de toplam 1.093.300.00 Tl.nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı karşı davalının tüm , davalı karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK. 49 maddesi hükmünce kişisel çıkarları (hakları) haleldar olan kimse manevi tazminat isteyebilir. Böyle bir kimseye tazminat adıyla bir miktar para ödenmesi, ruhsal acıların kısmen de olsa giderilmesi amacını güder. Bk. 24. maddesine göre de kişisel hakları haksız olarak tecavüze uğrayan kimse ancak yasanın gösterdiği hallerde manevi tazminat isteyebilir. Her iki yasa maddesi de kişisel varlığı amaçlamıştır. Kişisel hakları kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğumu ile kazanılan ve kişiliğe bağlı olan bir haktır. Hayat, beden ve ruh tamlığı; vicdan, din, düşünce, ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet ve itibar, ün ad, sır ve resim hep kişisel varlıklardır. BK. 49 maddesi her ne kadar manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olmasını ön şart olarak kabul etmiş ise de davacı kişisel yararlarının haleldar edildiğini ispat edememiş, hazırlık tahkikatı sırasında 22.11.2002 günlü ifadesindeki davalının “ben sana ne yapacağımı biliyorum” şeklinde sözleri davacı- şikayetçinin mücerret beyanları nedeniyle takipsizlikle sonuçlanmıştır. Diğer taraftan davacı tanığı İsmail Sermez’in 27.5.2004 günlü oturumda dışardan bir erkeğin “bunu silah temizler” şeklinde sözler söylediğini, ancak bu sözleri kimin söylediğini bilmediğini beyan etmesi karşısında manevi tazminata ilişkin şartların oluştuğundan ve davacının kişisel haklarının haleldar edildiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacı-karşı davalının tüm, davalı karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 25.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.