Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/2632 E. 2006/5636 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2632
KARAR NO : 2006/5636
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R

Davacı, 1989 yılında …’dan zorunlu olarak … ettiklerini, 1990 yılında Devlet Bakanlığı’nın başlattığı proje kapsamında kendilerine …’da göçmen evleri yapılacağının taahhüt edildiğini, 1991 yılında Bakanlıkça gösterilen banka hesabına 2.500.000’er TL yatırıp davalıya başvurduklarını, konutların teslim edilmediğini ileri sürerek denkleştirici adalet ve haksız iktisap kurallarına göre, müspet ve menfi zararlarının da gözetilmek suretiyle hesaplanacak zararından fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak … ile şimdilik 1.100.00 YTL’nin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili olan hazine avukatı, göçmen konutları koordinatörlüğünün faaliyetlerinin TOKİ tarafından yürütüldüğü ve bu idarenin ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu savunarak davanın husumet yönünden reddini dilemiştir.
Mahkemece, Göçmen Konutları Koordinatörlüğünün faaliyetlerini Bayındırlık Bakanlığı’nın 7.2.2003 tarih 2005 sayılı olur’u ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yürüttüğünden bu idarenin de … Tüzel Kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olmadığı mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilir ve dava esasa girilmeden (mesmu olmadığından) reddedilir. Somut olayda, taraflar arasındaki taşınmaz satımına ilişkin sözleşme, davacı ile Başbakanlığa bağlı Devlet Bakanlığı arasında yapılmıştır. TOKİ sözleşmenin tarafı değildir.
Kamu Tüzel kişilerinin başında Devlet bulunur. Bakanlıkların Devlet tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız bir tüzel kişilikleri yoktur. Çünkü Bakanlıklar Devlet kamu tüzel kişiliğinin organıdırlar. Bakanlıklar, tüzel kişiliğin birer organı olduğu için davada taraf ehliyetine sahiptirler. Mahkemece açıklanan nedenlerle işin esasına girilmesi gerekirken davalıya husumet tevcihinde hata olmadığı düşünülmeden, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.