YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/281
KARAR NO : 2006/5284
KARAR TARİHİ : 10.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 1994 yılında ev alması için 24.000 DM parayı dava dışı şahıslar vasıtasıyla davalıya verdiğini, ancak davalının ev almadığı gibi parayı da iade etmediğini ileri sürerek 24.000 DM.nın faiziyle birlikte tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile de 35.163 DM.ının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ceza mahkemesi kararı uyarınca davalının davacıdan para aldığının sabit olduğu gerekçesiyle 24.000 DM.ın dava tarihindeki Tl. karşılığı üzerinden 4.905.941.760 Tl.nın davalıdan tahsiline, asıl alacak olan 3.348.480.000 Tl.na dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kendisine ev alması için davalıya dava dışı şahıslar vasıtasıyla elden para verdiğini iddia ederek bu davayı açmış, ancak yargılama sırasında yazılı delilinin olmadığını belirtmiştir. Davalı davaya cevap vermemek suretiyle davayı inkar etmiştir. Mahkeme kararına dayanak olan ceza davasında davalının davacıdan aldığı parayı iade etmediğinden bahisle dolandırıcılık sucundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, davalının temyizi üzerine ceza mahkemesi kararı Yargıtay 11. Ceza dairesinin 20.6.2002 tarihli kararıyla zamanaşımı nedeniyle bozulmuş ve kamu davası zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda ceza mahkemesi kararının kesinleştiğinden söz edilemez. Davalının davacıdan para aldığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı olmadığı içinde ceza mahkemesinin kararı hukuk mahkemesi kararına dayanak olamaz. Bu itibarla davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü olanaklı değildir. Davacı yargılama aşamasında davalıya yemin teklif etmeyeceğini de bildirmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 10.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.