Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/397 E. 2006/5620 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/397
KARAR NO : 2006/5620
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … … ve vekili avukat Muradiye … ile davacı vekili avukat … ‘ın gelmiş olmalarıya duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile davalının yetkilisi bulunduğu dava dışı Azser İnş. A.Ş.’nin 1996 yılından beri avukatlığını yaptığını, 1997 yılından sonra yaptığı avukatlık hizmetine ilişkin yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye ücretinin ve ödenme şeklinin belirlenmesi için davalı ile 3.5.2000 tarihli bir protokol düzenlediklerini, bu belge gereğince ödenmesi gereken 25.000.000.000 TL vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dayanak belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, davacının kendisi ve yetkilisi olduğu şirketin işlerini takip ettiğini, ancak davacının verdiği hizmet bedelini fazlasıyla ödediğini, kendisine husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu 3.5.2000 tarihli belge altındaki imzanın davalıya ait olduğu anlaşıldığından bahisle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, davaya dayanak yapılan 3.5.2000 tarihli belge üzerinde imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş, belgenin fotokopisi üzerinde Adli tıp ve grafoloji uzmanı bilirkişi … tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan 8.3.2005 havale tarihli raporda; fotokopi belge üzerinde inceleme yapmanın mahzurlu olduğu açıklandıktan sonra, davalının medarı tatbik imzalarının, tetkik konusu belge fotokopisinde bulunan imza ile uygunluk ve benzerlik arz etmediği, fotokopideki imzanın davalı eli mahsulü olmadığı bildirilmiştir. Davacı yanın bu rapora itirazı ile birlikte dayanak olan 3.5.2000 tarihli belge … ibraz edilerek yeniden inceleme yapılması istenmiş, bu kez yine aynı bilirkişi tarafından hazırlanan 2.6.2005 havale tarihli raporda; belge aslında yazılı davalı adı altında ki bir adet imza ile dosya içindeki davalıya ait örnek imzaların birbirleriyle uygunluk ve benzerlik arz etmemesine rağmen belge altındaki imzanın, yeni temin edilen 25.6.2002 tarih ve 13599 yevmiye nolu düzenleme … vekaletname örneği aslının 2. sayfasında bilgisayarla yazdığı isim-soyadı yazısı karşısına elle yazdığı, isim-soyadı yazısı ile grafolojik yönden tam mutabakat arz ettiği tespit olunmakla tetkike konu altındaki imzanın davalı eli mahsulü olduğu açıklanmış, davalı yan her iki raporun birbiriyle çelişkili olduğu ve yazı örneği ile imza mukayesesi yapılamayacağını bildirerek rapora itiraz etmiştir. Mahkemece bu itiraz üzerinde durulmamıştır. Oysa aynı bilirkişi tarafından düzenlenen iki ayrı rapor birbiriyle çelişkili olup çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, davacının dayandığı 3.5.2000 tarihli belge … üzerinde, davalı yanca inkar edilen imzanın davalı eli mahsulü olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığından açıklamalı, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor tanzim edilmesinin istenmesi ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmesi gerekir.
Açıklanan hususun göz ardı edilerek çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1 nolu bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bent gereğince sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 450 YTl. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,peşin harcın istek halinde iadesine, 13.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.