Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4356 E. 2006/6507 K. 26.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4356
KARAR NO : 2006/6507
KARAR TARİHİ : 26.04.2006

…. vekili avukat … … ile … vekili avukat …. aralarındaki dava hakkında … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.11.2005 … ve 362-682 sayılı hükmün davacı karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı-birleşen dava davalısı 400 dolar depozito bedeli için başlattığı icra takibine davalı-birleşen dava davacısının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmış, Davalı-birleşen dava davacısı ise davacı-birleşen dava davalısının bir kısım kira bedellerini ödemediğinden başlattığı icra takibine itiraz edildiğinden itirazın iptali istemi ile açtığı dava sonucunda, mahkemece Asıl dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen dava açısından 704.166.666. asıl 626.317.731 tl faiz alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm Davacı-Birleşen dava davalısı tarafından birleşen dava yönünden temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 … ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilen asıl alacağa ilişkin bölüm karar tarihi itibariyle 1.000.000.000 TL yi geçmediğinden mahkemenin kararı da 17.11.2005 tarihli olduğundan HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davacı-birleşen dava davalısının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, 26.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.