YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5039
KARAR NO : 2006/6822
KARAR TARİHİ : 28.04.2006
… Bankası AŞ vekili avukat….ile … Çrçır San Tic.AŞ vekili avukat … Kan aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 9.5.2005 tarih ve 767-464 sayılı hükmün Dairenin 7.2.2006 tarih ve 15563-1367 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının kullanmış olduğu kredi borcunu zamanında ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibine de faiz oranına itiraz ederek takibin kısmen durmasına neden olduğunu gerçekte faiz oranlarında herhangi bir yanlışlığın olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; tarafların temyizi üzerine dairemizce onanmış, bu kez davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı banka, davalıda Anonim Şirket olmasına göre her iki tarafta tacir olup taraflardan hiç birisi 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada dikkate alınır. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçelerle görev nedeniyle bozulması gerekirken dairemizce zuhulen onandığı bu kez yapılan incelem ile anlaşıldığından davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararırının yazılı şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme siteğinin kabulüne, Dairemizin 7.2.2006 … 15563-1367 sayılı onama kararının kaldırlmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.4.2006, gününde oybirliğiyle karar verildi.