YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7657
KARAR NO : 2006/11137
KARAR TARİHİ : 06.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 750.000.000 TL.lık bono ile aleyhine icra takibi yapan davalıya borcunu ödediğini ileri sürerek, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile hem arkadaşlık, hem de ticari ilişkisi bulunduğunu, takip konusu senetle ödemeler arasında illiyet bağı bulunmadığını, başka alışverişleri de olduğunu bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, … İcra Müdürlüğünün 2004/6 esas sayılı takip dosyasında 15.8.2002 vade 10.9.2001 tanzim tarihli 750.000.000 Tl.lık bono ile işlemiş faiziyle birlikte toplam 1.423.000.000 Tl.lık alacağın tahsili için icra takibi başlatmıştır. Davacı 26.8.2002 tarihli … dekontu ile 500.000.000 TL. ,16.9.2002 tarihli dekont ile 150.000.000 TL. ödediğini, ayrıca davalının el yazısı ile yazılmış 9.9.2002 tarihli belge ile elden 100.000.000 Tl. ödediğini ileri sürerek, bu senet ile ilgili borcu kalmadığını iddia etmiştir. Davacının dayandığı banka dekontlarında “senet ile ilgili” şerhi bulunmaktadır. Davalı, davacının bu ödemelerini kabul etmiş; ancak taraflar arasında birden fazla ticari ve senet ilişkisi olduğunu ödemelerin dava konusu senetlere ilişkin olduğunu davacının ispat etmesi gerektiğini öne sürmüştür. Davalının davacı hakkında başlattığı … İcra Müdürlüğünün 2004/6 esas sayılı takip dosyasındaki takibe dayanak edilen 750.000.000 Tl.lık bononun tanzim tarihi 10.9.2001 vade tarihi 15.8.2002 dir. Davacı ödeme belgeleri, bu senedin tanzim tarihinden sonraki tarihleri taşımaktadır. Başka ticari ilişkileri ve alacak ilişkileri olduğunu ödemelerin bu alacaklarına ilişkin olduğunu ileri süren davalı, bunu ispat etmek durumundadır. İspat yükünün ters çevrilerek davacıya yemin teklif ettirilmek suretiyle davalının yemini ile hüküm kurulamaz. Bu yemin sonuç doğurmaz. Mahkemece davacı tarafın yaptığı sabit olan ödemelerin başka bir alacak için olduğunu savunan davalıya bu ödemelerin hangi alacağa ilişkin olduğuna dair delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.