Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/7668 E. 2006/11223 K. 07.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7668
KARAR NO : 2006/11223
KARAR TARİHİ : 07.07.2006

… vekili avukat …ile … Sulh Hukuk Hakimliği Tereke Tasfiye Memuru avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.6.2005 tarih ve 191-258. sayılı hükmün Dairenin 7.3.2006 tarih ve 16858-3126 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR

Davacı, icra takibine konu olan senedin vade tarihi bulunmadığını, teminat olarak verildiğini, temel borç ilişkisini, karşı tarafın kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek Ayancık İcra Müdürlüğünün 2004/430 sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile bu takip dosyası nedeniyle ödemelerinin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senedin vade tarihinin olmamasının kambiyo senedi olma niteliğini kaldırmadığını, senedin bedelsiz olduğunu davacının kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, dairemizin 07.03.2006 günlü ilamı ile onanmış, bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu olayda davacı taraf, davalı tarafca icra takibine konulan bono biçiminde düzenlenen ancak vade tarihi taşımayan 9.200.000.000 TL’lık senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek İİK’nun 72.maddesi hükmüne dayanarak menfi tesbit davası açtığına göre, vade tarihi olmayan senet davalıda olduğu için davada ispat yükümlülüğünün senet borçlusu davacıya düştüğü tartışmasız bulunmaktadır. Davacı taraf kendisinin kasap, senet alacaklısının … olup, aralarındaki et alış verişi nedeniyle takibe konu olan senedin teminat olarak verildiğini iddia etmiş, iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığı için hem dava dilekçesi hem delil listesinde yemin deliline dayandığından davalı …… Terekesi Tasfiye Memuruna yemin teklif etmiş,
Mahkemece, “Her ne kadar davacı tarafın kanunen yemin teklif etmeye hakkı bulunsa dahi, yeminin davanın çözümüne yönelik ve de elverişle bulunması halinde yasal olarak teklif edilebileceğinden olayda bu şartların bulunmadığı da dikkate alındığında davacı tarafın yemin hususundaki talebi ile olayın özelliği itibari ile tanıkta dinletilmesi mümkün olmadığından davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine” karar verilmek suretiyle davalı …… Terekesi Tasfiye memuruna yemin eda ettirilmeden karar kurulmuştur.
HUMK’nun 344.maddesine göre kesin yemin, bir kimsenin asıl davasının çözümlenmesine etkili olan bir eylemin ispatı için diğer tarafa yönelttiği yemindir. … Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile …… Terekesine Tasfiye Memuru tayin edildiğine ve tasfiye memuru tarafından tereke adına takip yapılıp, davalı olarak da dava yöneltildiğine göre tasfiye memuru davanın tarafıdır. Tasfiye memurunun taraf olduğu davalarda, yemin tereke tasfiye memuru tarafından eda edilir. Bu bakımda davacı tarafından tasfiye memuruna teklif edilen yeminin eda ettirilmesi gerekirken yemin eda ettirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 07.03.2006 tarih 2005/16858 Esas,2006/3126 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin hacrın istek halinde iadesine, 7.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.