Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8366 E. 2006/13938 K. 30.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8366
KARAR NO : 2006/13938
KARAR TARİHİ : 30.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının alacaklı olduğu 56.144 dolar bedelli senedin tahsili için yapılan icra takibinde 24.12.2001 tarihli vekaletle avukatlığını yaptığını, ve aynı tarihli ücret sözleşmesi düzenlendiğini, avukatlık işlerini yürütmekteyken davalının borçlu ile haricen anlaşarak takibi sonuçlandırdığını ve vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, 8.660 YTL. alacağın ihtar tarihinden itibaren faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bilgisi ile borçlu ve ipotek alacaklısı banka ile görüşmelerin yapıldığını ancak mutabakata varılamadığını, icra takibinin derdest olup, alacağını tahsil edemediğini, davacının üzerine aldığı işini hiçbir sebep göstermeden yarıda bıraktığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 6.860 YTL. vekalet ücretinin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukatın, davalının verdiği 24.12.2001 tarihli vekaletle borçlu … aleyhine 56.144 dolar bedelli bononun tahsili için 25.12.2001 tarihinde icra takibinde bulunduğu, takip dosyasında avukat olarak davacının 14.1.2002 tarihinde haciz isteğinde bulunduğu, 13.3.2002 tarihinde kıymet takdiri yapılması için talepte bulunduğu, 11.10.2004 tarihinde borçlunun … şubesindeki hesabının haczini talep ettiği, 4.10.2005 tarihinde de alacaklı davalı M….’nin bizzat kendisinin borçlunun bankalardaki hesaplarına haciz konulmasını talep ettiği , icra dosyasında başkaca bir işlem talebinin bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı 26.9.2005 tarihli yazı ile, davalıya borçlu ile anlaşıp alacağını haricen tahsil 2006/8366-13938
ettiğini öğrendiğini, sözleşme gereği 2.600 YTL. ile yasal vekalet ücreti 6.060 YTL. toplam 8.660 YTl.nın ödenmesini talep etmiş, davalı da yazı cevabında; senedin halen tahsil edilmediğini, takibin derdest olduğunu, senedi tahsil ederek vekalet ücretini içinden alabileceğini bildirmiştir. Davalı M…. ile dava dışı senet borçlusu Sezai Samıroğlu arasında yapılan 17.7.2003 tarihli protokolde, … tarafından ipotekli olan 8609 nolu parselin icra müdürlüğünce satışında, banka tarafından satın alınıp, 150.000.000.000 TL’ye M….’ye satılacağı, ödenen meblağın faizi ile ulaşacağı değerin takibe konu 56.144 dolar bedelli senedin 31.12.2004 tarihine kadar ödenmesi halinde M…. tarafından taşınmazın …’nin göstereceği şahsa satılacağı, ödemenin yapılmaması halinde bu
sözleşmenin hükümsüz kalacağı kararlaştırılmıştır. 8609 nolu parselin tapu kaydında … adına cebri satışla 22.8.2003 tarihinde kayıtlandığı, 2.7.2004 tarihinde de, 168.000 YTL bedelle davalı M…. …’ya satıldığı ve halen davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında yapılan, Avukatlık sözleşmesinde ise, … sahibinin 56.144 dolar bedelli senedin tahsili ile ilgili işlerin takibinin işin konusu olduğu ve bu işten dolayı avukata 2000 dolar ücret ödeneceği, yargılama ve takip sonucunda hükmedilecek vekalet ücretinin de avukata ait olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı avukat, davalının takibe konu senet bedelini borçlu ile yaptığı harici anlaşma ile tahsil ettiğini, kendisini bertaraf ettiğini ileri sürerek bu davayı açmıştır. Ancak, dava tarihi itibariyle icra takibinin halen derdest olduğu, davalının dava dışı borçlu ile yapılan 17.7.2003 tarihli protokol gereğince ipotekli taşınmazı tapuda satın aldığı ve halen adına kayıtlı olduğu, böylece senet bedelinin ödenmesi karşılığında tapunun borçlunun göstereceği şahsa devrinin yapılacağına ilişkin protokol koşullarının oluşmadığı, takip konusu senet bedelinin davalı alacaklı tarafından takip dışında tahsil ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığının kabulü gerekir. Buna göre, ücret sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, tarafların beyanları üzerinde durularak, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Öte yandan, davacı 26.9.2005 tarihli yazıya dayanarak talepte bulunmuş olup, yazı içeriğinde sözleşmeye göre 2.600 YTL. vekalet ücreti talep ettiği halde, hükümde 2.900 YTL. vekalet ücretine karar verilmiş olması da talepten fazlaya karar verilmemesi kuralına ve dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. ve 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.