Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8478 E. 2006/12492 K. 26.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8478
KARAR NO : 2006/12492
KARAR TARİHİ : 26.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tibi olmadğından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalayarak aldığı kredi kartının kullanım beDelini ödeyemediğini, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için davalıya başvurduğunu, bu arada da borcunu hesaplayarak davalıya 300.000.000 TL ödediğini, davalının 4822 sayılı yasadan yararlanma talebini reddettiğini, icra takibi ile davalıya 1.600.000.000 TL civarında bir ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek ödediği, 1.900.000.000 TL’nin yasal faizi ile davalıdan alınmasına, 4822 sayılı yasa gereğince temerrüt faizlerinin terkini ile borcun 12 eşit kasitle ödenmesine, 500.000.000 TL maddi, 1.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 4822 sayılı yasadan yararlanma hakkı bulunmadığını, icra takibinde borcun tamamen ödenmediğini, davacının tazminat isteme hakkının bulnmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının davalı bankaya fazla ödediği 1.900,00 YTL’nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına, davacının davalı bankaya mevcut borçlarından dolayı temerrüt faizlerinin terkinine, davacının davalı bankaya ihtarname tarihdeki borçlarının 12 taksit olarak davacıdan alınması gerektiğinin tesbitine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair itirazalırının reddi gerekir.
2-Davacı davalı bankanın 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanma talebini haksız olarak reddetmesi nedeniyle yaptığı ödemelerin tahsilini istemiştir. Davacı 22.1.2003 son ödeme tarihli hesap ekstresinde belirtilen borç miktarını ödemeyerek temerrüde düşmüştür. Davalı banka bu tarih itibariyle hesabı kat ederek davacıdan alacağını icra takibi ile talep edebilecek durumdadır. Bu nedenle mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davacının 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesinden yararlandırılması gerekir. Anılan madde gereğince temerrüt tarihi olan 22.01.2003 tarihinden itibaren asıl borç miktarına başvuru tarihi olan 11.04.2003 tarihine kadar %50 faiz işletilmek suretiyle davacının borcu belirlenmelidir. Davacı borcuna mahsuben ödeme yaptığından ve aradan … zaman geçtiğinden 12 taksitle ödeme kararı verilmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacının bankaya ve icra dosyasına yaptığı ödeme miktarı tam olarak tespit edilerek yukarıda belirtilen şekilde belirlenecek borcundan fazla ödemesi var ise iadesine karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek davacının beyanına ve yetersiz bilikişi raporuna dayanılarak yapılan tüm ödemelerin iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 26.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.