YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8601
KARAR NO : 2006/12288
KARAR TARİHİ : 25.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … …’nın kullandığı bireysel krediye davalının kefil olduğunu, borcun ödenmediği gibi, yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 3.555,97 YTL. üzerinden itirazın iptaline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hüküm sonucunun bildirildiği 23.11.2004 tarihli celsede zapta geçen kısa kararda, “….% 40 icra-inkar tazminatı olarak hesap edilen 1.342,38 YTl. nın davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde karar verildiği halde, gerekçeli kararda “ fazla talebin reddine” şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme hükmünün hangi hususları içermesi gerektiği HUMK.nun 381 ve 388 maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre, HUMK’nun 381, 388 ve 389. maddeleri hükmü ve 10.4.1992 tarih 7/4 sayılı Yargıtay İ.B.K. kararı gereği gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Gerekçeli kararın kısa karara aykırı olması yalnız başına bir bozma sebebidir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.