YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9348
KARAR NO : 2006/14724
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı vakfın üyesi olduğunu, vakfın üyeleri için dava dışı müteahhide yaptırdığı yazlık konut kampanyasına katıldığını, istenen bedeli ödediği halde süresinde tamamlanarak teslim edilmediğini bildirerek konutun tamamlanabilmesi için gerekli miktarın,mefruşat bedelinin, 5 yıllık kiranın ve ödediği bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde kapsamında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı davalı vakfın üyesi olup, vakfın dava dışı müteahhide yaptırdığı yazlık konutların vakıf üyelerine yapılan yazlık konut kampanyası çerçevesinde satışının yapılmıştır.Davalı vakfın 4077 sayılı kanunun 3/f bendinde tarif edilen satıcı kavramı “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … ve tüzel kişiler” olarak tarif edilmiş olup, vakıf üyelerinin yazlık konut sahibi yapılması gayesi ile düzenlenen kampanya çerçevesinde davalı vakıf üyesine satış yapıldığından yapılan satış nedeniyle davalı bu yasada tanımlanan satıcı tarifine uymamaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece davaya bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı tarafça temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.