YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9540
KARAR NO : 2006/14381
KARAR TARİHİ : 06.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılar ile imzalamış oldukları 7.2.2001 tarihli sözleşme gereğince, dava dışı Belediyenin, taşeronluğunu davalılara verdiği taş, duvar, parke, yol ve kaldırım işlerinin yapım ve onarımını davalılarla birlikte yaptıklarını, bu nedenle toplam hak ediş miktarı olan 53.000.000.000 TL’nin %50’sinin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 23.800.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacılarla aralarında ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davacının dayandığı 7.2.2001 tarihli belgenin, önceden hazırlanan boşa imzalı teklif mektubunun bir şekilde ele geçirilerek üzerinin doldurulması suretiyle meydana getirilmiş olabileceğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı … … Limited Şirketinin 3.12.1998 tarihli sirkülerinde … …’ya şirketi temsil yetkisi verilmişse de, üçüncü kişilerle ortaklık yapma konusunda bir yetki verilmediği, ayrıca … … tarafından imzalanan belgenin her iki tarafın imzasını taşımadığından sözleşme niteliğinde de bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların Belediyeye yapımını taahhüt etmiş oldukları taş duvar, parke, yol ve kaldırım işlerini davalılarla birlikte yaptıklarını ileri sürerek, hakediş bedelinin %50’sinin kendisine verilmesini talep etmiş, yazılı delil olarak da, 7.2.2001 tarihli belgeye ve 28.12.2004 tarihli tutanağa dayanmıştır. Davalılar ise ortaklık 2006/9540-14381
ilişkisini inkar etmişlerdir. Taraflar arasında ortaklığa ilişkin her iki tarafın imzasını taşıyan yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun adi şirkete ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Davacının davada delil olarak dayandığı 28.12.2004 tarihli “Tutanak” başlıklı belge, Belediye yetkilileri tarafından düzenlenmiş olup, davalıların imzasını taşımadığından davalıları bağlayıcı nitelikte değildir. Davacının dayandığı bir diğer belge olan 7.2.2001 tarihli “Taahhütnamedir” başlıklı belge ise, davalılardan … … Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olan … … tarafından şirket kaşesi altına imzalanmış olup, şirkete ait sirküler gereğince … …’nın münferiden şirketi temsile yetkili olduğu da anlaşıldığından, davalı … Limited Şirketi, dayanılan bu belge ile bağlıdır. Davalılar her ne kadar dayanılan bu belgenin, boşa imzalı teklif mektubunun davacı tarafından ele geçirilerek üzerinin rızaları dışında doldurulmak suretiyle elde edildiğini savunmuşlarsa da, bu husus ispat edilememiştir. Belgede açıkca, “Dilova Belediyesine yapacağımız müteahhitlik işlerinin …… Limited Şirketi ve … … Limited Şirketi yapılan işin hak edişlerinin %50’sine, diğer %50’sine ise şirketlerimize resmi ortak olmayan … … … arasında bölüşülecektir.” Hükmü bulunmakta olup davalılardan … … Limited Şirketini bağlayan bu açıklama gereğince, davacı ile adı geçen davalı şirket arasında Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen, davacının gizli ortak olarak yer aldığı, davalı … … Limited Şirketinin ise dış ilişkide aktif ortak olarak faaliyet gösterdiği iç ortaklık niteliğindeki bir adi ortaklık ilişkisinin meydana geldiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 7.2.2001 tarihli belgenin her iki tarafın imzasını taşımadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.