Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9604 E. 2006/16412 K. 15.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9604
KARAR NO : 2006/16412
KARAR TARİHİ : 15.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacılar, davalı banka ile 27.4.1998 tarihinde “Avukatlık Hizmet Sözleşmesi” imzaladıklarını, vekalet ilişkisi devam ederken, davalı bankanın … 8. Noterliğinden keşide ettiği 8.5.2000 tarihli “fesih ve azilname” ile haksız ve usulsüz olarak feshettiğini, bunun üzerine kendilerinin avukatlık ücret sözleşmesine göre hesapladıkları ücret ve maaş alacakları için … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2000/12396 sayılı icra dosyasıyla başlattıkları icra takibine davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın davacı, … yönünden kabulü ile itirazın iptaline, takibin 32.783.460.000 TL üzerinden devamına, “İcra İnkar tazminatı isteminin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine”, davacılardan … yönünden “davacı sıfatı bulunmadığından, reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan … ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacı … …yönünden itirazın iptaline karar verilirken “İcra İnkar Tazminatı isteminin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine dair hüküm kurulmuş olup, icra inkar tazminatı isteminin red gerekçesi yerinde görülmemiştir. Zira İ.İ. Kanununun 67/2 maddesi ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre itirazın haksızlığına karar verilirse alacağın likit veya belirlenebilir olması halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Davacının alacağı da belirlenebilir bir alacaktır. Ancak davalı …Ş ‘nin tüm borçlarının TMSF tarafından üstlenildiği ve davada davalı olduğuda anlaşılmaktadır. Bu durumda 5411 Sayılı yasanın 138. maddesine göre “Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinde kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar fon hakkında uygulanmaz hükmü karşısında, mahkemenin bu konudaki gerekçesi yanlışsa da davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatı isteminin reddi doğrudur, ayrıca 5411 Sayılı yasanın 140 maddesine göre “Fon hertürlü vergi, resim ve harçtan muaftır” hükmü karşısında da davalı taraf harçtan muaf olduğundan daha evvel yatırılmış bulunan harçların yatıranlara iadesine karar verilmesi gerekirken bu uygulanmayıp “Bozmadan önce yeterli kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına” hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 4 nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine “daha evvel yatırılmış bulunan harçlardan red harcının mahsubuyla bakiyesinin 5411 Sayılı yasanın 140. maddesine göre yatıranlara iadesine”, ifadesinin konulmasına mahkeme kararının bu şekilde düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 15.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.