YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9627
KARAR NO : 2006/13736
KARAR TARİHİ : 17.10.2006
… vekili avukat … ile … San. A.Ş vekili avukat … arasındaki dava hakkında … 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 4.7.2005 tarih ve 166-233 sayılı hükmün Dairenin 26.4.2006 tarih ve 1296-6493 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Hava Lojistik Komutanlığının ihtiyacı için davalıdan 6 adet jeneratör satın aldıklarını, davalının bu jeneratörleri 1.12.2002 günü teslim ettiğini, mevcut ayıp nedeniyle iade edildiğini, davalının ayıp ve eksikleri giderip 16.12.2002 günü tekraren teslim ettiğini, kabul edildiğini, aralarındaki sözleşme gereğince davalının geç teslim ettiği 16 günlük süre için ceza şartından sorumlu olduğunu ancak 6 günlük sürenin cezasının tahsil edildiğini ileri sürerek bakiye 10 günlük süreye tekabül eden 19.152.000.000 TL’nın 1.12.2002 gününden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle 17.236.800.000 TL’nın 31.12.2002 gününden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; davalının temyizi üzerine dairemizce onanmış; bu kez davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının sair karar düzeltme talebinin reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunu’nun 101 maddesi hükmünce muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur. Davacı, davaya konu ettiği alacak yönünden dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmüş değildir. Temerrüd faizinin istenebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun temerrüde düşürülmüş olması da gerekir. Olayda davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığına göre mahkemenin 31.12.2002 gününden itibaren hükmedilen miktara temerrüt faizi uygulamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir. Mahkeme kararı bu gerekçe ile düzeltilerek onanacak iken zuluhen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalının karar düzeltme istemi bu yönüyle kabul edilmeli, mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer karar düzeltme istemlerinin reddine ikinci bentte belirtilen nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemizin 26.4.2006 tarih ve 1296-6493 sayılı onama kararının kaldırılmasına mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin üçüncü satırındaki (31.12.2002) rakamlarının çıkartılmasına yerine (dava tarihi olan 13.5.2004) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.