YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9723
KARAR NO : 2006/13026
KARAR TARİHİ : 05.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … ile aralarındaki ortaklığı bitirerek şirketin borçlarını paylaştıklarını, davalının üzerine düşen borcu ödememesi üzerine birlikte imzaladıkları senet sebebiyle yapılan icra takibine konu borcu 12.000.000.000 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, borç ödendikten sonra yapılan görüşme sonucu düzenlenen 20.4.2003 tarihli Tutanak başlıklı belge ile davalı …’ın, alacaklı …’a ödenen miktarı ödemeyi kabul ettiği, diğer davalı …’nın ise buna kefil olduğu halde ödeme yapılmadığını ileri sürerek, ödediği bedelin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına ve ayrıca 1.000.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … yönünden davanın kabulüne, %40 tazminat ve manevi tazminat isteğinin reddine, … yönünden ise davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İ.İ.K nun 67 … maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu asıl alacak değerlendirildiğinde likit olup asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı … yönünden kefaletin geçerli olmadığından bahisle davanın tümden reddine karar verilmiş olup davalı … kendisini bir vekille temsil ettirdiği halde bu davalı yararına dava miktarı üzerinden hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ayrıca davalı … hakkında açılan 1.000.000.000 TL’lik manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş olup yine … lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da ayrıca bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın “Hüküm” başlıklı kısmının 1 nolu bendinden sonra gelmek üzere “asıl alacağın %40’ı oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı … Şaktan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün 3 nolu bendinde yazılı “icra inkar tazminatı ve” sözcüklerinin karardan çıkartılmasına, hükmün 6 nolu bendinden sonra gelmek üzere “davalı … kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 350.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine, davalı … kendisine bir vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat miktarı üzerinden 350.00 YTL, asıl alacak üzerinden hesaplanan 1.310.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … …’a verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 5.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.