Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9814 E. 2006/13693 K. 17.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9814
KARAR NO : 2006/13693
KARAR TARİHİ : 17.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıdan 15.000.000.000 TL borç para alıp karşılığında 28.000.000.000 TL bedelli senet imzaladıklarını, borca mahsuben 22.000.000.000 TL ödeme yaptıklarını, davalının senedi icraya koyduğunu ileri sürerek ödedikleri miktarın belirlenip, ödenen miktar kadar borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir
Davalı, davacıların icra takibine konu senede mahsuben ödeme yapmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dava açıldıktan sonra 7 aylık sürede ödeme iddiasını ispat edecek herhangi bir belge ibraz etmediği, 13.12.2005 tarihli celse için verdiği mazeret dilekçesinde, mezeretini belgelemediği, süre kazanmaya matuf davranışlarda bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 12.12.2005 tarihli dilekçe ile duruşmanın bırakıldığı 13.12.2005 tarihli celsede yoğun mesleki çalışması nedeniyle duruşmada bulunamayacağını, mazeretinin kabulü ile yeni duruşma gününün bildirilmesini istemiş, duruşma gününün tebliği içinde 3.50 YTL posta pulunu dilekçesine eklemiştir. Mahkemece 13.12.2005 tarihli duruşma gününde mazeretin kabulü hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş, davanın reddine karar verilip, kısa karar hakim ve katip tarafından imzalanmıştır. Kısa kararın altına “Davacılar vekilinin yoğun mesleki çalışma nedenine dayalı mazeretinin kabul edilmeyerek, yokluğunda yapılan yargılama sonunda davanın esası ile ilgili olarak karar verilmiş olduğunun ekli pulla tebliğine” yazılmış, ancak hakim ve katip tarafından imzalanmamiştir.HUMK’nun 427 maddesi gereğince nihai karar ile hakim davadan elini çekmiştir.Kısa kararın tefhim edildikten sonra buna uygun gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Karara ekleme yapılamayacağı gibi çıkarma da yapılamaz. Öte yandan kısa karar altına yazılan mazeretin reddine dair karar HUMK’nun 152 maddesine aykırı olarak hakim ve katip tarafından imzalanmadığı için yok hükmündedir.
Bu açıklamalar gözetildiğinde, davacının mesleki mazereti konusunda bir karar verilmeden yargılamanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davacının yargılama süresince kabul edilmiş herhangi bir mazereti olmadığı gözetilerek mazeretin kabulu ile tarafların tüm delilleri toplanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararda mazeret dilekcesinin yargılamayı sürüncemede bırakmak olarak değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararı temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.