Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9977 E. 2006/14134 K. 01.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9977
KARAR NO : 2006/14134
KARAR TARİHİ : 01.11.2006

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadğından bu isteğin reddiyle inceleminin evrak üzerinde dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı,davalı yüklenici … 21.7.1990 tarihli harici sözleşme ile 9 nolu parsel üzerine inşa edilmekte olan binadan 14 nolu daireyi satın aldığını, sözleşme gereği dairelerin 30 ayda teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediği gibi dava dışı 3. şahıslara … olduğunu öğrendiğini ileri sürerek,fazla hakları saklı kalmak kaydıyla , dairenin teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı 5000,00 YTL maddi zararının dairenin teslim tarihi olan 21.1.1993 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davacıya sattığı dairenin satış bedeli olarak aldığı 32.000.000tl yi faizi ile ödemeye hazır olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir
Mahkemece ,taraflar arasında ihtilaf konusu bulunmayan davacının davalıya ödediği satış bedelinin dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değer bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda belirlenerek 5000.00ytl nin tahsiline karar verilmiş;hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı tüketici,4822sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Kanunun 23/2 maddesi hükmü uyarınca harçtan muaf olduğu halde ,davalının yatırması gereken ilam harcını davacı yatırdığından,mahkemece davacı tarafından yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken.bu husus gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı,21.7.1990 tarihli daire satış sözleşmesi uyarınca 50.000.000 tl satış bedeli üzerinden daireyi davalı yükleniciden satın aldığı,satış bedeli olarak davalıya 32000.000 tl ödediği taraflar arasında ihtilafsızdır.Taraflar arasındaki satış sözleşmesi geçerlidir. Davacı, geçerli satış nedeniyle tapunun verilmemesi halinde taşınmazın rayiç değerini isteyebilir ise de, bu değerin dava tarihi itibariyle değil, sözleşme konusu edimin imkansız hale geldiği tarih olan taşınmazın 3. kişiye satış tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. Olayımızda davacıya satışı vaat edilen 14 nolu dairenin dava dışı 3. kişiye 10.6.1996 tarihinde satıldığı incelenen tapu kaydından anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarih olan 10.6.1996 tarihindeki rayiç değeri ,,bilirkişi marifetiyle tesbit edilmeli, belirlenen rayiç değerin satış sözleşmesinde kararlaştırılan satış değeri ile davacının ödediği bedel oranlama yapılarak tespit edilmeli, davacı tarafın hükmü esastan temyiz etmemesi ile davalı yararına oluşan kazanılmış hakta nazara alınarak,20.1.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değerleri aşmamak kaydıyla hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Aksi düşünce ile denkleştirici adalet ilkesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına 2.bentte açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 1.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.