Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/14092 E. 2008/4173 K. 26.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14092
KARAR NO : 2008/4173
KARAR TARİHİ : 26.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacılar davalıya ait taşınmazda davacı şirketin kiracı, diğer davacı … ‘nunda bu kira sözleşmesinin kefili olduklarını taşınmazı ekim 2003 tarihinde tahliye ve teslim ettikleri halde kira sözleşmesinin yenilendiği gerekçesi ile 2004 yılı Mayıs ayı kira bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, bildirerek borçlu olamadıklarının tesbitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. HUMK.nun 388/3 maddesi mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiğini hükme bağlamaktadır. Davacı bu davada 2004 yılı Mayıs ayı kira borcundan dolayı borçlu olmadığını, çünkü 2003 Ekim ayında taşınmazı tahliye ettiğini iddia etmesine ve davalınında taşınmazın teslim edilmediğini, kiracılığın devam ettiğini belirtmesine rağmen 2007/14092-2008/4173
kararda bu hususta herhangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı gibi kararın usulün 388/3 maddesinde yer … hususları da taşımadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması anayasa hükmü olduğu gibi, kararında usulün 388. maddesinde yer … hususları kapsaması zorunludur. Mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiz bir şekilde ve usulün 388/3 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.