Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2200 E. 2007/6890 K. 17.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2200
KARAR NO : 2007/6890
KARAR TARİHİ : 17.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1998 yılında davalıya ait … hanında bir dükkan kiralayarak beyaz eşya dükkanı olarak işlettiğini, ancak 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde dükkanın bulunduğu binanın çöktüğünü, ticarethanesindeki tüm emtiaların enkaz altında kaldığını, binanın kötü zemin üzerine inşa edildiğini, kalitesiz malzeme kullanıldığını, projeye uyulmadığını, davalının inşaatın denetlenmesinde kusurlu olduğu gibi, tam olarak teslim almadan kiraya verdiğini bedelinin, ticari faaliyetinin devam ettirilememesinden kaynaklanan kazanç kaybı nedeniyle şimdilik 5.000 YTl.nın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de kusursuz sorumluluk ilkesine göre oluşan zararı olarak 9.838 YTL.nın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, … mahkemelerinin yetkili olduğunu, olayda bina sahibi olarak kusur ve sorumluluğunun bulunmadığına, talebin haksız ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK.nun 58. maddesi gereğince bina sahibinin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ise de, depremin mücbir sebep olup, illiyet bağını keseceği, yapılan bilirkişi incelemesine göre bina sahibinin başkaca bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalıya ait işhanında kiracı olduğu, işhanının uygun zeminde inşa edilmediği gibi, inşaatta kalitesiz malzeme kullanılıp, projeye aykırı inşaat yapıldığı ve inşaat yapımının davalıca yeterince denetlenmediği, 17.8.1999 tarihindeki depremde yıkılarak eşyalarının zayii olduğu ve maddi zarara uğradığı iddiasıyla açılmıştır.
2007/2200-6890
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü, deprem nedeniyle … hanının yıkılmasında davalı işhanı sahibinin kusuru olup olmadığı ile bu olay nedeniyle davacının davalıyı ibra edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, iddiasının ileri sürülüşüne göre davanın yasal dayanağı BK. 58.maddesidir. Borçlar yasasının 58. maddesine göre, bir yapının ya da inşa eserinin maliki, o şeyin kötü yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan doğan zararlar ile sorumlu tutulmuştur. Burada sözü edilen sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuzluk sorumluluğudur. Malikin sorumluluğu için kusur gerekmediği gibi, kendisine BK.nun 55. ve 56. maddelerinin aksine kurtuluş kanıtı getirme olanağı tanınmış değildir. Doktrin ve yargısal inançlarda benimsenen görüş de aynı yöndedir. (Tuhr.Borçlar Hukuku 1953 sh.432, Prof Dr. Necmettin Feyzioğlu Borçlar hukuku umumi Esaslar 1976 sh. 657, Prof Dr. … …-Borçlar Hukuk 1. Cilt sy.643) Bunun sonucu olarak yapı maliki yapımda en iyi işçileri kullandığını, gerek bakımda gerekse zararın meydana gelmemesi için tüm özen gösterdiğini ileri sürerek dahi sorumluluktan kurtulamaz. Buna karşılık dairemiz uygulaması ve doktrinde, diğer objektif sorumluluk hallerinde olduğu gibi, burada da bina maliki, üçüncü kişinin haksız eylemi, zarara uğrayanın kusuru ve mücbir sebeble illiyet bağının kesildiği hallerde sorumluluktan kurtulur ve zarardan sorumlu tutulamaz. Somut olayımızda davacının kiracı olduğu işhanı mücbir sebeb sayılan ve tabii bir afet olan deprem sonucu yakıldığı tartışmasızdır. Kural olarak tabii afetler borçluyu borcundan kurtarır. Davacının kiracı olarak bulunduğu işhanı fen ve tekniğine uygun olarak inşaa edilmiş olsa idi, yine depremden hasar görüp yıkılacak idi ise, davalının sorumluluğundan söz edilemez. Uş hanı fen ve tekniğine, deprem yönetmeliğine uygun inşaa edilmediği için hasar meydana gelmiş ve yıkılmış ise, davalı bu zarardan sorumludur. Somut olayda, depremde yıkılan dava konusu işhanını inşaa eden yüklenicinin, kontrol mühendisinin, betonarme statik proje mühendisinin binanın yıkılmasında kusurlu olduğu, binanın projesinin üç kat olduğu halde, binanın dört kat olarak projesine aykırı inşaa edildiği, başka bir antalımla binanın projesine, fen ve tekniğine uygun inşaa edilmediği, bu nedenlerle bina sahibi olan davalının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek işin esasına girilerek davacının zararı belirlenip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.