YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2244
KARAR NO : 2007/6017
KARAR TARİHİ : 01.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların bireysel kredi kartından dolayı borçları olduğunu, ancak ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibine de itiraz ettiklerini, vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 5464 sayılı yasanın 44/2 maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet
satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı banka tarafından davalılara bireysel kredi kullandırıldığı anlaşıldığından, yasanın 10.maddesi kapsamında tüketici kredisi niteliğinde olması nedeni ile tüketici mahkemesi olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Dava dilekçesinde, “bireysel kredi işlemleri” yerine “bireysel kredi kartı işlemleri” yazılması da sonuca etkili değildir. Daha açık bir anlatım ile, uyuşmazlık 5464 sayılı yasanın 44/2 maddesinde sözü edilen kredi kartı kullanımından değil, kullandırılan bireysel krediden kaynaklanmıştır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bireysel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince taraflarca temyiz olunan kararın bozulmasına, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 1.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.