Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2367 E. 2007/6018 K. 01.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2367
KARAR NO : 2007/6018
KARAR TARİHİ : 01.05.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yüklenicinin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu binada payına düşen bir adet daireyi kendisine satıp tapusunu verdiği halde, dairenin tarafına teslim edilmediğini ileri sürerek dairenin tarafına teslimini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda davacının, davalı tarafından müteahhit sıfatıyla inşa edilen inşaattan bir adet konutu satın almak için 1.8.2005 tarihli harici sözleşmeyi düzenledikleri ihtilafsızdır. Davalı bu sözleme ile yapacağı konutlardan bir adedini davacıya satmayı taahhüt etmiş, tapu intikalini de sağlamıştır. Davalının konut inşa ederek bu konutları alıcılarına sattığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı satıma konu dairenin teslim süresi geçmesine rağmen teslim edilmediği iddiası ile davalıdan edimini yerine getirmesini istemektedir. Öyle olunca davanın konusu müdahalenin men’i değil, satıma konu dairenin teslimidir. Konut alım ve satımına dair böyle bir hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında değerledirilmesi gerekir. Dava konusu ihtilaf değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında bulunduğunda duraksama bulunmamalıdır. Mahkemece, değinilen bu husus gözetilerek ve davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanında olduğu benimsenerek işin esasına girilip hasıl olacak soncu uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacı tarafça temyiz olunan kararın bozulmasına, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.