YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2600
KARAR NO : 2007/7012
KARAR TARİHİ : 14.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadğındanbu isteğin rddiyle incelemenin evraklar üzerinde yapılmasın akarar verildikten sonra temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyoncusu olarak davalı ile 3.6.2004 tarihinde “Satın Alma Amaçlı Teklif” sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşmede adresi belirtilen taşınmazın satın alınması halinde 6.000 Dolar komisyon ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından haricen taşınmaz sahibi ile anlaşma sağlanarak taşınmazın oğlu … adına tapuda satın alındığını, komisyon ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dayandığı belgenin, sözleşme niteliğinde değil, satıcıya iletilmek üzere imzalanmış bir teklif niteliğinde olduğunu, mülk sahibinin davacıya satış yetkisi vermediğini, taşınmazı oğlunun mülk sahibi ile anlaşarak satın aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece tarafların sözleşmedeki imzalarını inkar etmedikleri, davacının komisyoncu olarak görevini yerine getirdiği belirtilerek, davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının komisyon sözleşmesi olarak ibraz ettiği 3.6.2004 tarihli “Satın Alma Amaçlı Teklif” başlıklı belgede, “Komisyon bedeli 6.000 Dolar olarak anlaşılmıştır.” ibaresinin altında sadece davacı komisyoncunun imzası mevcut olup, davalının imzası ise belgenin üst bölümündedir. Borçlar Kanununun 404/son maddesi gereğince tellallık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik … olup, davacının ibraz ettiği 3.6.2004 tarihli belgenin, kanunun aradığı biçimde yazılı bir tellalık sözleşmesi olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Öte yandan davacının Borçlar Kanununun 405/1. maddesi gereğince ücrete hak kazanabilmesi için yaptığı hazırlık sonucu davalı ile taşınmaz malikini bir araya getirerek sözleşmenin kurulmasına aracılık etmesi gereklidir. Davalı, taşınmazın, davacının aracılığı ile kendisi tarafından değil, mal sahibinin yeğeni ile arkadaş olan oğlunun, arkadaşı aracılığıyla tanıştığı mal sahibinden yine kendisi adına satın aldığını savunmuş olup, tapuda satışın mal sahibi tarafından davalının oğlu olan … adına yapılmış olması nedeniyle, davalının bu yöndeki savunmasının aksi de davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Kaldı ki, tellallık sözleşmesi niteliğinde olmayan “Satın Alma Amaçlı Teklif” başlıklı belgede, taşınmazın davalı dışındaki yakınları tarafından satın alınması halinde de ücret ödeneceğine ilişkin kararlaştırma da bulunmamaktadır. O halde açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.