YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2648
KARAR NO : 2007/7444
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle davalı Banka tarafından hakkında takip başlatıldığını, aylık maaşından haczen ödemeler devam ederken 4.10.2002 tarihinde 1.800.000.000 TL’lik toplu ödemede de bulunduğunu, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için 4.4.2003 tarihinde başvuruda bulunmasına rağmen kabul edilmediğini, maaşından kesilen 2.558.000.000 TL ile borcun ödendiğini, 1.800.000.000 TL’lik ödemenin fazladan yapıldığını ileri sürerek, faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının borcunun söz konusu yasanın yürürlük tarihinden önce yapılan ödemelerle sona erdiğini, yapılan ödemelerin iadesinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından yapılan 1.800.000.000 TL’lik fazla ödemenin iadesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibi üzerine yaptığı ödemelerin 4822 sayılı, Yasanın geçici 1.maddesine göre yapılacak hesaplama ile ortaya çıkacak miktardan fazlasının iadesi isteminden ibarettir. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi ‘Bu Kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya, yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitte ödenir. Kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarıda yer … hükme göre ilk taksidin ödenmesiyle durur ve son taksidin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, kanunun yayımı tarihinden itibaren otuz … içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır.” Hükmünü içermektedir. Bu geçici maddeden faydalanabilmek için her şeyden önce kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi, bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması veya nakit para çekmesi gereklidir. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayımlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 … içinde kredi kartı veren kuruluşa başvurusunun bulunması da zorunludur. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, kredi kartı borçlarını yüksek faizler nedeniyle ödeyemeyen kredi kartı borçlularını bu zor durumlarından kurtarmak için borçların tasfiyesi ve ödenmesi amacı ile çıkarılmıştır. Çıkarılış amacına göre bir atıfet yasasıdır. Yasanın asıl amacı, kredi kartı borçlusu olan tüketicinin ödeyemediği borçlarının tasfiyesidir. Yasanın çıktığı tarihten önce borç ödenmiş ise veya yapılan ödemeler, bu yasanın öngördüğü şekilde hesaplandığında kredi kartı borçlusunun borcundan fazla ise, bu fazlalığın kredi veren bankadan tahsil edilmesi gayesi yasanın çıkarılış amacında olmadığı gibi, yasa metninde de fazla ödemelerin tahsili gerektiğine ilişkin bir ifade bulunmamaktadır. Davacı anılan yasanın yürürlük tarihinden sonra yasada öngörülen 30 günlük süre içinde 4.4.2003 tarihinde yasadan yararlanmak amacıyla davalı Bankaya başvurmuş olup, icra dosyasının incelenmesinde bu tarihten sonra da ödemelerin devam ettiği, 27.3.2003 tarihinde 161.857.000 TL 17.4.2003 tarihinde 105.000.000 TL ve 22.4.2003 tarihinde de 174.157.000 TL olmak üzere toplam olarak 546.114.000 TL tahsilatın başvuru tarihinden sonra haczen yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bu davada 4.10.2002 tarihinde yapılan 1.800.000.000 TL’lik ödemenin fazladan yapıldığını ileri sürerek, istirdatını istemişse de, az yukarda da açıklandığı üzere yasadan önce yapılmış olan fazla ödemelerin istirdatı talep edilemeyeceğinden, yasaya göre ödenmesi gerekli borç miktarına göre fazla ödeme bulunması halinde dahi ancak başvuru tarihinden sonraki fazla ödemelerin istirdatı talep edebilir. Başka bir ifade ile yasanın öngördüğü şekilde hesaplandığında, davacının gerek icra dosyasına haczen gerekse haricen yapmış olduğu ödemeler, davacının borcundan fazla olsa dahi davacı ancak başvuru tarihinden sonraki 546.114.000 TL’lik fazla ödemesinin istirdatını isteyebilir. O halde mahkemece davacının başvuru tarihi itibariyle 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesine göre ödemesi gerekli olan borç miktarı belirlenerek, fazla ödemenin tesbiti halinde ise ancak başvuru tarihinden sonra Bankaca tahsil edilen 546.114.000 TL’nin istirdatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davacının fazladan ödediğini bildirdiği 1.800.000.000 TL’nin istirdatına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.