YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3004
KARAR NO : 2007/7359
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 22.3.2005 tarihli harici sözleşme ile taşınmaz alımı için davalıya 15.000,00 YTL peşinat ödediğini, sözleşme geçersiz olduğundan ödediği peşinatı istediğini geri verilmediğini yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın boş teslimi için 8.500,00 YTL masraf yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tapulu taşınmazın harici satımının geçerli olmayacağına dayanılarak itirazın iptaline, inkar tazminatına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, harici satım nedeniyle ödediği peşinatın tahsili talebi ile eldeki davayı açmış, mahkemece itirazın iptaline, inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 … maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir.İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle davacının temyiz talebinin kabulüne, temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin 3. satırında yer … (- yargılama gerektiğinden icra inkar tazminatına yer olmadığına-) sözlerinin hükümden çıkartılarak yerine (- asıl alacağın o/o 40 ı oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine -) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.