YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3146
KARAR NO : 2007/7148
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.757.30 YTL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 22.5.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalının talebi üzerine, dava dışı bankaya talimat vererek, hesabından para çekmek suretiyle davalıya 45.075.58 DM borç verdiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini belirterek 43.390.000.000 TL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının işlerinin yoğunluğu nedeniyle bankaya gidemediğinden banka hesabından para çekilmesi için yardım istemesi üzerine, davacının hesabından parayı çekerek davacıya teslim ettiğini, davacıdan borç almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının, davacı hesabından 45.075.58 DM çektiğinin dosya içeriği ile sabit olduğu, ancak davalının çektiği bu parayı davacıya teslim ettiği savunmasını yasal delillerle kanıtlayamadığı gereçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı ve mahkemeninde kabulünde olduğu üzere davacının banka hesabından davalı tarafça 45.075.58 DM çekildiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı çekilen bu paranın borç olarak verildiğini iddia etmekte davalı ise parayı vekil sıfatı ile çekip davacıya teslim edildiğini savunmaktadır. Açıklanan bu durum karşısında taraflar arasındaki ilişkinin karz aktimi yoksa vekalet aktimi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece akti ilişki ister karz, ister vekalet olsun davalının davacının banka hesabından çektiği parayı davacıya iade ile yükümlü olduğu, paranın davacıya teslim edildiği(ödendiği) kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü kararı vermiştir. Ne var ki karz akdinin ve vekalet akdinin hukuki sonuçları farklıdır. Örneğin karz akdinde temerrüt faizi istenebilmesi için davalının BK 101 maddesi gereğince temerrüde düşürülmesi gerekir. Vekalet akdinde ise BK 352/2 maddesi gereğince davalı ayrıca temerrüd düşürülmesine gerek olmadan parayı bankadan çektiği tarihten itibaren faiz ödemekle yükümlüdür. Karz akdinde zaman aşımı süresi BK 125 maddesi geregince 10 yıl olduğu halde vekalet akdinde BK 126.maddesi gereğince 5 yıldır. Bu açıklama gözetildiğinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin kesin olarak saptanması gerekir. Esasen uyuşmazlığa hangi yasa hükümlerinin uygulanacağının tespiti için zorunlu olup bu husus mahkemenin doğrudan görevidir. Öte yandan HUMK 74.maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup, davacı karz akdine dayanarak talepte bulunduğuna göre başka bir akdi ilişkiden dolayı borç sabit olduğu gerekçesiyle talep dışına çıkarak karar veremez.
Davalı savunmasında davacı ile aralarındaki sözleşmenin karz akdi olmayıp vekalet akdi olduğunu savunmuştur. Yani gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda MK 6. madde ve HUMK gereği davacı karz akdine dayanarak talepte bulunduğuna göre davacı karz akdini yasal delillerle kanıtlamalıdır. Mahkemece karz akdinin varlığına dair tarafların tüm delilleri toplanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece taraflar arasındaki akdi ilişkinin nitelendirilmesi yapılmadan davalının davacı hesabindan çektiği parayı ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle ıspat yükü ters çevrilerek davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olduğundan … çoğunluğun kararın onanmasına dair kararına katılmıyorum.